Jul Happy Project ile Özgün ve Sıcak Mekanlar Yaratılıyor

Jul Happy Project, estetik ve kullanıcı deneyimini bir araya getirerek özgün mekanlar tasarlıyor.

Jul Happy Project, mekan tasarımını yalnızca estetikle sınırlamayıp, kullanıcı deneyimi, kimlik ve atmosferle bir araya getiriyor. Kurucuları Zeynep ve Asım Yüksel, restoran ve otel projelerinde özgünlük, konfor ve kaliteyi ön planda tutarak, ziyaretçilerin “Burada kalmak istiyorum” dediği mekanlar yaratmayı amaçlıyor.

Ankara merkezli Jul Happy Project, gastronomi ve turizm alanında mekanların yalnızca birer durak değil, aynı zamanda deneyim ve duygu üreten alanlar olarak öne çıkmasına katkıda bulunuyor. Kurucular Zeynep Ensert Yüksel ve Asım Yüksel ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, markanın hikayesini, tasarım felsefesini ve gastronomi odaklı projelere bakış açılarını ele aldık.

Jul Happy Project, 2021 yılında gündelik hayatın içindeki küçük ama değerli mutluluk anlarını mekanlar aracılığıyla görünür kılma arzusu ile kuruldu. Kuruluş felsefeleri, mekan ile insan arasındaki ilişkiyi daha duygusal ve bütüncül bir şekilde ele almak. Mekanın içindeki zamanın ritmi, orada kurulan ilişkiler ve insanların kendilerini nasıl hissettikleri, tasarımın önemli bir parçası olarak görülüyor. Bu nedenle, yapılan iş yalnızca bir mekan tasarlamak değil, aynı zamanda bir atmosfer ve deneyim yaratmak.

Her projede sade ama karakterli bir dil oluşturmayı hedeflediklerini belirten Yüksel, iyi tasarımın mekanın içinde bulunulduğunda kişiyi iyi hissettiren bir tasarım olduğunu vurguluyor. İşlevsellik, konfor, malzeme seçimi, ışık kullanımı ve duygusal atmosfer, projelerinde eşit derecede önemli unsurlar olarak öne çıkıyor. Özellikle sosyal mekan projelerinde mimarlığı tek başına ele almadıklarını, kurumsal kimlikten grafik dile, servis objelerinden personel kıyafetine kadar bütüncül bir sistem oluşturmayı hedeflediklerini ifade ediyorlar.

Jul Happy Project, konut projeleri, ticari mekanlar ve yaşam odaklı sosyal alanlar üzerinde çalışmalar yapıyor. Yeme içme ve konaklama alanında son yıllarda gözlemlenen dönüşüm, insanların özgün ve samimi atmosfer sunan mekanlara yönelmesine neden oluyor. Bu bağlamda, restoran ve konaklama projelerinde mekanın kimliği ile kullanıcı deneyimini bir arada düşünmenin önemine dikkat çekiyorlar.

Julà isimli kendi işletmeleri ise, hem mesleki hem de kişisel hikayelerinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıktı. İtalya seyahatlerinde deneyimledikleri rahat ama özenli yeme içme kültürü, Ankara’da eksikliğini hissettikleri bir atmosferle birleşince Julà fikri şekillendi. Tasarımda şık ama rahat bir mekan yaratmayı hedeflediklerini belirten Yüksel, misafirlerin kendilerini özel hissetmelerini sağlarken, doğal bir rahatlık sunmayı da amaçladıklarını ifade ediyor.

Yeni Julà’lar ve farklı markalar yaratma fikri, Yüksel çiftini heyecanlandırıyor. Şu anda üzerinde çalıştıkları yeni bir markanın bulunduğunu ve bu sürecin keyifli geçtiğini belirtiyorlar. Gastronomi ve turizm alanında daha fazla proje üretme hedefleri olduğunu da ekliyorlar. Yatırımcı ve mimar açısından konsept oluşturma sürecinin, güçlü bir projenin yalnızca iyi fikir veya bütçeyle ortaya çıkmadığını, yatırımcının ticari hedefleri ile mimarın deneyim kurgusunun doğru bir şekilde örtüşmesi gerektiğini vurguluyorlar.

Son yıllarda dikkat çeken trendler arasında, gösterişli lüks anlayışının yerini daha sade ve rafine bir kaliteye bırakması, yerel malzeme ve üretimin önem kazanması ve deneyim odaklı mekanların öne çıkması yer alıyor. Jul Happy Project, gelecekte daha az görsel gürültü, daha fazla karakter ve bağlamsal özgünlük sunan projelere odaklanmayı planlıyor. Sektördeki seyahat ve tasarım verileri, kişiselleştirme, anlam, yerel bağ ve topluluk gibi unsurların öneminin artacağını gösteriyor. Jul Happy Project, bu geleceğin içinde, her projeyi kendi markası gibi sahiplenen bir stüdyo olarak konumlanmaya devam edecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu