MİT, Halep’teki Çatışmaların Sonlanması İçin Diyalog Çabası Gösterdi
MİT, Halep’teki çatışmaların sona ermesi için diyalog çabalarını sürdürüyor. PKK’nın engellemeleri ve bölgedeki durum üzerine açıklamalar yapıldı.
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, MİT, Halep’te yaşanan olayların başlangıcından itibaren çatışmaların sona ermesi amacıyla diyalog ve uzlaşı için yoğun çaba sarf etmiştir. Suriye hükümeti, PKK/YPG’nin Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerini çatışmasız bir şekilde terk etmesi için yaklaşık 10 aydır siyasi müzakereler yürütmektedir.
Bu süreçte PKK/YPG, masada zaman kazanma çabasına girmiş, ancak sahada Halep şehir merkezine yönelik saldırılarını sürdürerek bölgeyi istikrarsızlaştırmaya devam etmiştir. Halep’teki bu bölünmüşlük, sadece bölgenin güvenlik ve istikrarına değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmasına da ciddi tehditler oluşturmuştur.
PKK/YPG unsurlarının Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı yol kontrol noktalarına gerçekleştirdiği son saldırılar sonucunda, 5 Ocak 2026 itibarıyla bölgedeki tansiyon yeniden yükselmiştir. Bu gelişmeler üzerine Suriye Savunma Bakanlığı, PKK/YPG’nin Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çıkarılması için sınırlı bir operasyon planı hazırlamıştır. Operasyonun planlama ve icra aşamalarında, bölgedeki tüm Suriye vatandaşlarının zarar görmemesi öncelikli hedef olarak belirlenmiştir.
Sivil kayıpların önüne geçilmesi amacıyla azami gayret gösterilmiştir. Bu doğrultuda, SDG ile çeşitli kanallardan irtibat kurulmuş ve SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed gibi isimler uzlaşıya açık bir tutum sergilemiştir.
Operasyonun ilk aşamalarında, Şeyh Maksud’un dış mahalleleri YPG unsurlarından önemli bir çatışma olmaksızın temizlenmiştir. Ancak Eşrefiye mahallesi boşaltıldıktan ve Şeyh Maksud mahallesi kuşatıldıktan sonra Kandil yönetiminden bölgedeki unsurlara “kalın ve savaşın” talimatı geldiği gözlemlenmiştir. Suriye ordusu, Kandil’in bu talimatına rağmen sivil hassasiyetini gözetmeye devam etmiştir.
PKK’nın uzlaşı yerine çatışmayı tercih etmesi sonucunda, tüm kayıpların sorumluluğu Kandil’e aittir. PKK, Kürt mahallelerinde yaşayan insanları canlı kalkan olarak kullanarak sivil halkın güvenliğini tehlikeye atmayı sürdürmektedir. Suriye ordusunun Şeyh Maksud’un tamamında kontrolü sağlamasına rağmen, hastane ve çevresindeki bazı binalara yerleşen PKK unsurları, hasta ve yaralıların hayatını hiçe saymaktadır.
Suriye ordusunun sivil hassasiyetini gözetmesi, PKK’nın hastaneye yerleşmesinin temel nedenlerinden biridir. PKK’nın bölgedeki tüneller aracılığıyla gerçekleştirdiği keskin nişancı atışları sonucunda birçok Suriye güvenlik görevlisi de hayatını kaybetmiştir.
MİT, olayların başından itibaren uzlaşı ve diyalog yoluyla çatışmaların sona ermesi için yoğun çaba göstermiştir. Sivillerin zarar görmeden bölgeden ayrılması için oluşturulmaya çalışılan uzlaşı, PKK tarafından engellenmeye çalışılmaktadır. PKK, yaşananları Kürt halkına yönelik bir etnik saldırı olarak nitelendirmeye çalışsa da, bu durum, silahlı bir terör örgütünün kendi çıkarları için temsilcisi olduğunu iddia ettiği Kürt halkının güvenliğini hiçe saymaktan başka bir şey değildir.
Bölgedeki çatışmalar, PKK’nın iddia ettiği gibi bir Arap-Kürt çatışması değildir. Çatışmaların asıl nedeni, PKK’nın Suriye’nin geleceğini ve kaynaklarını sömürme kaygısıdır. PKK’nın SDG üzerindeki baskısı da Suriye’de siyasi bir uzlaşı zeminine zarar vermektedir. Kürt halkı, Suriye’nin bir parçası ve asli unsurudur. Rejimin yıkılmasından sonra Suriye’de etnik ve dini temelli ayrıştırıcı politikalar terk edilmiştir. Buradaki temel amaç, Suriye’deki tüm unsurların katılacağı uzlaşı ve mutabakat ile ortak bir gelecek kurmaktır.
Yaşanan tüm bu olaylara rağmen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde devam eden Terörsüz Türkiye süreci, bu olayların süreci aksatmasına izin vermeyecektir.




