İnci Türkay ile ‘Liste’ Oyununa Dair Derin Bir Sohbet

İnci Türkay, ‘Liste’ oyunu ve oyunculuk metodu üzerine samimi bir röportaj gerçekleştiriyor.

İnci Türkay, oyunculuk kariyerinde önemli bir yere sahip olan ve uluslararası sahnelerde sergilenen ‘Liste’ oyunuyla ilgili düşüncelerini paylaşıyor. Bu oyun, bir kadının içsel hesaplaşmalarını ve duygusal derinliklerini gözler önüne seriyor.

Oyun öncesi kuliste, ışıkların altında ve makyaj masasında son hazırlıklarını yaparken, Türkay ile sahneye çıkmadan önce herkesin zihninde yaptığı o sessiz listeyi konuşuyoruz. İnci Türkay, sahneye çıkmadan önce oğlunu arayarak şans getirmesini umuyor ve kendi makyajını yaparak, gerçekten etkileyici roller üstlenmek istediğini belirtiyor.

Türkay, ‘Liste’ oyununu ilk okuduğunda yaşadığı derin duygusal etkiyi şöyle ifade ediyor: “Metni okuduğumda adeta bir tokat yemiş gibi hissettim. Sade ama içe işleyen bir metin. Herkesin hayatında ertelediği ve görmezden geldiği durumlar var. Karakterin hatalarını yargılayamadım, çok insani geldi. Seyirciyle bu kadar çıplak bir yerden buluşma cesareti beni cezbetti.”

Oyun, bir kadının günlük yaşamında tuttuğu yapılacaklar listesinin ardındaki duygusal yükleri ve ihmalin hayatı nasıl etkileyebileceğini anlatıyor. Türkay, kendisinin de listeler tutan biri olduğunu ve en sık yazdığı şeyin “Yavaşla” olduğunu dile getiriyor. “Listelerimin ucu bucağı yok, kendime bunu hatırlatmak zorundayım,” diyor.

Röportajda, Türkay’a kişisel bir soru yöneltiyoruz: “Hayatınızdaki en büyük ‘keşke’ nedir?” Cevabı ise oldukça duygusal: “Büyük bir keşke taşımamaya çalışıyorum ama babam yaşasaydı keşke… O kadar erken bırakmasaydı bizi.”

Detaylara dikkat eden biri olduğunu belirten Türkay, sahnede ve hayatta küçük ayrıntıların önemine vurgu yapıyor. “Küçük bir bakış, bir nefes her şeyi değiştirebilir. Farkındalık benim için çok önemli,” diyor. Londra’da yaşadığını ve parkta yürüyüş yapmayı sevdiğini söyleyen Türkay, aynı zamanda oğluna sürekli mesaj atarak onunla ilgilendiğini ifade ediyor.

Sahne öncesi ritüelleri arasında oğlunu aramak olduğunu belirten Türkay, onun sesini duymanın kendisine denge sağladığını vurguluyor. Yıllar içinde oyunculukta edindiği deneyimleri ise şöyle özetliyor: “Gençken daha iyi oynamak için çabalıyordum. Şimdi sadece orada olayım, dinleyip hissetmek yeterli. Zamanla bu anlayış gelişiyor.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu