Atatürk Barajı’ndaki Su Seviyesi Yüzde 90’ı Geçti

Atatürk Barajı’nda doluluk oranı yüzde 90’ı aştı, tarım ve enerji üretimi için kritik bir durum ortaya çıktı.

Son dönemde Türkiye genelinde etkili olan yağışlar, Atatürk Barajı’nın doluluk oranını yüzde 90’ın üzerine çıkardı. Güneydoğu Anadolu Projesi’nin (GAP) merkezinde yer alan ve Türkiye’nin en büyük barajı olan Atatürk Barajı, hidroelektrik santrali aracılığıyla enerji üretimine katkıda bulunurken, Adıyaman ve Şanlıurfa gibi bölgelerde tarım arazilerinin sulanmasında da hayati bir rol oynamaktadır.

Kış aylarında yüksek kesimlerde meydana gelen kar yağışları ile ilkbaharda yaşanan sağanak yağışlar, barajı besleyen su kaynaklarını önemli ölçüde artırdı. Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi Bölümü’nden Prof. Dr. Erhan Akça, bu yılki yağışların baraj doluluk oranlarına olumlu bir etki yaptığını ifade etti.

Prof. Dr. Akça, Devlet Su İşleri’nden alınan verilere göre, Atatürk Barajı’ndaki su seviyesinin yüzde 90’ın üzerinde olduğunu belirterek, bu durumun son 20-30 yılın en yüksek doluluk oranlarından birine işaret ettiğini vurguladı. Normalde su seviyesinin düştüğü dönemlerde kıyılarda kuru katmanlar oluşurken, şu anda bu durumun gözlemlenmediğini ve su seviyesinin bitki örtüsüne kadar ulaştığını söyledi. Akça, bu nedenle bölge açısından son yılların en yüksek doluluk oranının yaşandığını dile getirdi.

Barajdaki doluluğun enerji üretiminin yanı sıra tarımsal üretim için de kritik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Akça, “Atatürk Barajı, yalnızca enerji üretimi açısından değil, gıda üretiminin de bel kemiği konumundadır. Mevcut doluluk seviyesini bu açıdan oldukça olumlu değerlendiriyoruz” dedi.

İklim değişikliğinin etkilerine de değinen Akça, yağış rejiminde ciddi dengesizlikler yaşanabileceğini belirterek, “Bazı dönemlerde kuraklık, bazı dönemlerde ise aşırı yağış görülebiliyor. Bu nedenle mevcut doluluğa güvenerek suyu kontrolsüz bir şekilde kullanmamak gerekiyor” ifadesini kullandı.

Atatürk Barajı’ndaki suyun tarımda yoğun bir şekilde kullanıldığını hatırlatan Akça, tarımda kullanılan su oranının oldukça yüksek olduğunu vurgulayarak, damlama ve basınçlı sulama sistemlerine yönelmenin önemine dikkat çekti. Vahşi sulamadan uzak durulması gerektiğini belirten Akça, toprak neminin göz kararıyla değil, ölçüm cihazlarıyla belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Yüzeydeki kuruluğun çiftçiyi yanıltabileceğini, toprak altının suyla doygun olabileceğini belirtti. Yapılan çalışmalarda sensör destekli sulama yöntemleriyle yüzde 60-70’e varan su tasarrufu sağlandığını gördüklerini aktardı.

Barajın önemine değinen Akça, “Atatürk Barajı, sadece Türkiye için değil, dünya için de önemli bir kaynak. Buradan sulanan alanlarda yapılan üretim, küresel gıda güvenliği açısından kritik bir rol oynuyor. Ayrıca bu bölgede yılda üç ürün alınabilmesi, hem ekonomik hem de tarımsal açıdan büyük bir değer oluşturuyor” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu