Almanya, Tarihinde İlk Kez BM Güvenlik Konseyi’ne Seçilemedi

Almanya, BM Güvenlik Konseyi’nde tarihindeki ilk başarısızlığını yaşadı. Seçim sonuçları, dış politikadaki tutumlarıyla ilişkilendiriliyor.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde boşalan geçici üyelikler için gerçekleştirilen seçimlerde Almanya, “Batı Avrupa ve Diğerleri” grubundaki kontenjan için Portekiz ve Avusturya ile yarıştı. Ancak Almanya, gerekli oy sayısına ulaşamayarak, tarihinde ilk kez BM Güvenlik Konseyi üyeliğini kazanamadı.

BM Genel Kurulu’nda 193 üye ülkenin katılımıyla yapılan gizli oylamada Portekiz 134, Avusturya ise 131 oy alarak geçici üyelik hakkı elde etti. Almanya ise 104 oyda kalarak, daha önceki tüm adaylıklarında kazandığı bu seçimde başarısız oldu.

Almanya, 1990’daki birleşmesinden bu yana her 8 yılda bir geçici üyelik için başvuruda bulunmuş ve bu süreçte her seferinde seçimi kazanmıştı. Son olarak 2019-2020 döneminde BMGK’nın geçici üyesi olmuştu.

Almanya’nın dış politikası, dünya genelinde eleştirilerin odağı haline geldi. Özellikle, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına karşı sessiz kalması, uluslararası arenada sert tepkilere yol açtı. Ayrıca, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile ABD’nin Venezuela’daki müdahaleleri karşısındaki sessizliği, BM üyeleri arasında Almanya’ya karşı mesafeli bir tutum geliştirilmesine neden oldu.

Almanya’nın BM Güvenlik Konseyi’nde seçilememesi, ülke basınında ve siyasi çevrelerde büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Bild gazetesi, bu durumu “federal hükümet için büyük bir utanç” olarak nitelendirirken, Başbakan Friedrich Merz hükümetinin Portekiz ve Avusturya karşısında başarısız olduğunu vurguladı. Frankfurter Allgemeine gazetesi ise bu sonucun, Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile Başbakan Merz’in Almanya’yı uluslararası alanda daha güçlü bir aktör olarak konumlandırma çabalarına büyük bir darbe vurduğunu belirtti.

Tagesschau internet sitesi, Almanya’nın daha önceki BMGK adaylıklarında hiç başarısız olmadığını hatırlatırken, Welt gazetesi, Almanya’nın dış politikadaki çekingen tavrının seçim sonuçlarına etki eden bir faktör olduğunu ifade etti. Almanya’nın Gazze saldırılarına karşı tutumunun eleştirilere yol açtığı, ayrıca ABD’nin Venezuela’daki müdahalesine karşı sergilenen çekingenliğin de eleştirildiği belirtildi.

Sosyal Demokrat Parti Meclis Grubu Dış Politika Sözcüsü Adis Ahmetovic, bu durumu uluslararası alanda nasıl algılandığının bir göstergesi olarak değerlendirerek, Almanya’nın seçilememesinin dış politika açısından hissedilir bir gerileme olduğunu ifade etti. Bu başarısızlığın bir iş kazası değil, bir uyarı sinyali olduğunu vurguladı.

Sol Parti Başkanı İnes Schwerdtner, sonucun bir hezimet olduğunu belirterek, Almanya’nın uluslararası hukuk ihlallerine karşı sessiz kaldığını ifade etti. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) Genel Başkanı Alice Weidel de, Merz’i sert bir dille eleştirerek, Almanya’nın BM Güvenlik Konseyi’ndeki koltuğunu kaybettiğini vurguladı.

Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı Franziska Brantner, bu durumu Merz ve Wadephul için bir yenilgi olarak değerlendirerek, Almanya’nın son aylarda uluslararası alanda güven kaybettiğini ifade etti. Almanya’nın seçilememesinin, güvenilirliğini yitirmiş bir dış politikanın bedeli olduğunu belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu