İTÄ Jewelry ile Las Vegas’ta Ödül Kazanan Tasarımlar Üzerine

İTÄ Jewelry’nin kurucusu Afet Burcu Salargil ile Las Vegas’taki Couture Design Awards’ta kazandıkları ödül ve tasarım felsefeleri hakkında konuştuk.

Las Vegas, bu yıl mücevher dünyasında Türkiye adına önemli bir başarıya ev sahipliği yaptı. İTÄ Jewelry, yenilikçi ve özgün tasarımıyla dikkat çeken “Yari İznik Whirl” yüzüğü ile Couture Design Awards’ta “Best in Below $10K” kategorisinde en iyi tasarım ödülünü kazandı. Dünyaca ünlü isimlerin de ilgisini çeken bu marka, kurucusu Afet Burcu Salargil ile birlikte, lüks mücevher dünyasında ses getiren bu başarıyı ve markanın tasarım felsefesini ele aldık.

Afet Burcu Salargil, tasarım dünyasına olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını belirtiyor. İlkokul yıllarında annesiyle birlikte gittiği moda prova günlerinin, onun estetik bakış açısının şekillenmesinde önemli bir rol oynadığını ifade ediyor. 10 yaşında bir eskiz defteriyle tasarım hayalleri kurmaya başladığını ve bu tutkunun onu New York’ta moda tasarımı eğitimi almaya yönlendirdiğini aktarıyor. Salargil, kariyerinin başlangıcında Marc Jacobs’un tasarım ofisinde staj yapma fırsatını bulduğunu ve bu deneyimlerin onun için son derece değerli olduğunu vurguluyor.

İTÄ Jewelry’nin tasarım felsefesi, sadece estetik açıdan güzel mücevherler yaratmanın ötesine geçiyor. Salargil, mücevherlerin insanların hayatındaki önemli anların ve duyguların saklandığı küçük zaman kapsülleri olduğunu düşünüyor. Bu anlayışla, tasarımlarını modern aile yadigârları olarak görmekte ve her parçanın bu düşünce etrafında şekillendiğini belirtiyor.

Las Vegas’taki Couture Design Awards’tan ödül almak, Salargil için büyük bir onur. Bu ödül, Türk zanaatkârlığının ve İstanbul Kapalıçarşı’daki ustaların emeğinin uluslararası alanda takdir edilmesi anlamına geliyor. Salargil, burada yalnızca bir markayı değil, aynı zamanda ait oldukları kültürleri de temsil ettiklerini hissettiklerini aktarıyor.

Ödüllü Yari İznik Whirl yüzüğünün hikayesi, iki farklı kültürel mirasın buluştuğu bir noktada başlıyor. “Yari” kelimesi, Taíno dilinde “küçük altın mücevher” anlamına geliyor ve bu tasarım, İznik’in büyüleyici desenlerinden ilham alarak modern bir bakış açısıyla yeniden yorumlanmış. Geleneksel mine işçiliği ve yenilikçi bir hareket mekanizmasıyla birleşen bu yüzük, adeta yaşayan bir obje gibi davranıyor. Salargil, bu tasarımın iki kültür arasında bir köprü kurduğunu ve geçmişi bugünün diliyle anlattığını ifade ediyor.

Salargil, yüzüğün üretim sürecinde en çok heyecanlandığı şeyin hareketli mekanizması olduğunu belirtiyor. Tasarımın estetik ve işlevselliğinin bir arada olmasının önemine değinerek, Yari Whirl yüzüğün bir “mücevher-obje” olarak tasarlandığını vurguluyor. İTÄ’nın tasarım dili, iki farklı kültürün doğal bir birleşimi olarak tanımlanıyor; Türk ve Porto Riko kültürlerinin zenginliğini yansıtan bir hikaye sunuyor.

Ödül sonrası İTÄ için gelecek planları arasında, dünya genelindeki seçkin mağazalar ve koleksiyonerlerle bağlantı kurmaya devam etmek yer alıyor. Salargil, büyürken korumak istedikleri en önemli şeyin tasarımlarının ruhu olduğunu, duyguları uyandıran ve hikaye anlatan parçalar yaratmaya devam edeceklerini belirtiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu