Yatırım Yoluyla Vatandaşlıkta En Düşük Tutar 90 Bin Dolar
Yatırım yoluyla vatandaşlık programlarında en düşük tutar 90 bin dolar. Ancak, karar verirken maliyetin ötesine bakmak gerekiyor.
Harvey Law Group’un (HLG) yayımladığı yeni analiz, 2026 yılında yatırım yoluyla vatandaşlık programlarının başlangıç yatırım tutarının 90 bin ABD doları olduğunu ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, yatırımcıların yalnızca maliyete odaklanmasının ciddi riskler taşıdığını vurguluyor.
Uluslararası yatırım göçü alanında faaliyet gösteren Harvey Law Group, 2026 yılı için yaptığı güncel değerlendirmede, dünya genelinde 500 bin ABD dolarından daha düşük tutarlarla yatırım yoluyla vatandaşlık sunan 10 yasal programı karşılaştırdı. Araştırmaya göre en düşük yatırım tutarı, 90 bin ABD doları ile Nauru programında yer alıyor. Karayipler, Pasifik, Orta Doğu ve Türkiye gibi bölgelerdeki çeşitli programlar ise yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor.
HLG’nin raporuna göre, yalnızca yatırım tutarının gerçek maliyeti yansıtmadığı belirtiliyor. Başvuru sürecinde devlet harçları, güvenlik soruşturmaları, aile üyeleri için ek ücretler ve hukuki danışmanlık gibi masraflar toplam bütçeyi önemli ölçüde etkileyebiliyor. Ayrıca, pasaportun sağladığı vizesiz seyahat olanakları, programın uluslararası itibarı ve uzun vadeli sürdürülebilirliği de yatırım kararında kritik rol oynuyor.
Harvey Law Group Türkiye Ülke Müdürü Çiğdem Sarıoğlu Ergut, yatırımcıların son zamanlarda daha bilinçli kararlar almaya başladığını ifade ederek, “Eskiden yatırımcıların en sık sorduğu soru ‘En uygun fiyatlı program hangisi?’ olurdu. Ancak günümüzde vizesiz seyahat imkanları, aile bireylerinin programa dahil edilmesi, gelecekte sağlanabilecek ticari avantajlar ve programın uzun vadeli güvenilirliği daha fazla önem kazanıyor. Bu nedenle en düşük yatırım tutarı, her yatırımcı için en uygun seçenek olmayabilir.” dedi.
Raporun diğer bir dikkat çekici noktası ise Avrupa Birliği’nde doğrudan yatırım yoluyla vatandaşlık uygulamasının artık mevcut olmaması. Avrupa Birliği pasaportu hedefleyen yatırımcılar için en yaygın yöntem, önce yatırım yoluyla oturma izni almak ve ardından ilgili ülkenin vatandaşlık şartlarını yerine getirmek olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Portekiz ve Yunanistan gibi Golden (Altın) Vize programları önemini korumaya devam ediyor.
1992 yılından bu yana yatırım göçü alanında faaliyet gösteren Harvey Law Group, yatırımcıların hedefleri, aile yapısı ve uluslararası planlarına uygun programların belirlenmesi için hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.




