Schiaparelli Sonbahar-Kış 2026 Couture: ‘The Abyss’ Koleksiyonu
Daniel Roseberry’nin Schiaparelli Sonbahar-Kış 2026 Haute Couture koleksiyonu ‘The Abyss’, yaratıcılığın belirsizlikle nasıl şekillendiğini vurguluyor.
Geçtiğimiz sezon, Daniel Roseberry’nin Schiaparelli’nin yaratıcı formülünü çözdüğünü düşünmesi, bu sezonki koleksiyonu ‘The Abyss’ ile sorgulanıyor. Bu koleksiyon, yaratıcılığın asla tek bir formüle sığmadığını vurgularken, belirsizliği bir ilham kaynağı olarak değil, yaratım sürecinin kendisi olarak ele alıyor. Barselona’dan Antoni Gaudí’nin organik mimarisinden esinlenmiş olsa da, gerçek güç tasarımcının kendi yaratıcı çıkmazından kaynaklanıyor. Schiaparelli, bu sezon yeni siluetler sunmanın ötesine geçerek haute couture’un neden hala sınırları zorlayan bir ifade alanı olduğunu hatırlatıyor.
Paris Haute Couture Moda Haftası’nın açılışını her zamanki gibi Schiaparelli yaptı. Daniel Roseberry, ‘The Abyss’ adını verdiği Sonbahar-Kış 2026 Haute Couture koleksiyonunda, tasarımların ötesinde yaratıcı sürecin kendisini anlatıyor. ‘The Call of The Void’ olarak adlandırdığı koleksiyon notlarında geçen l’appel du vide kavramı, tasarımcının bu sezonki çıkış noktasını oluşturuyor.
Roseberry, geçen sezon büyük ilgi gören ‘The Agony and the Ecstasy’ koleksiyonunun ardından bu sezon formülü çözdüğünü düşünerek, bir seyahat yapıp ilham veren ikonik bir yapıyı ziyaret etme planları yapıyor. Ancak, bu süreçte yaşadığı hayal kırıklığı, koleksiyonun gerçek kimliğinin belirsizliği kabul ettiği anda ortaya çıktığını gösteriyor. Tasarımcı, Gaudí’nin estetiğini birebir yorumlamaya çalıştığında yeni fikirlere alan açamadığını ifade ediyor.
Roseberry, yaratıcılığın büyüsünün bilinmeyene teslim olabildiğimiz anda ortaya çıktığını vurguluyor. Elsa Schiaparelli’nin sürrealizmi, gerçeklikten kaçış değil, açıklanamayan duyguları görünür kılmanın bir yolu olarak benimsendi. Bu nedenle, ‘The Abyss’ koleksiyonunda Gaudí’nin mimarisini doğrudan kopyalayan siluetler görmek mümkün değil.
Haute couture denildiğinde akla gelen geleneksel kumaşların yerini bu sezon silikon, lateks ve katmanlar halinde pişirilerek şekillendirilen boya yüzeyleri alıyor. Roseberry, güzelliğin malzemenin kendisinde değil, onu yeniden hayal edebilme becerisinde olduğunu sorguluyor. Koleksiyonun en güçlü yanlarından biri, kullanılan malzemelerin değil, o malzemeleri dönüştüren zanaatin değeridir. Silikon, couture materyali değil; ancak Schiaparelli atölyelerinde saatler süren el işçiliğiyle couture’un bir parçasına dönüşüyor.
Koleksiyonun renk paleti de deneysel bir yaklaşımla oluşturulmuş. Daniel Roseberry, doğadan ilham alırken, çiçeklerden ziyade deniz canlılarının beklenmedik renklerinden yararlanıyor. Istakoz pembesi, menekşe moru, mandalina turuncusu ve safran sarısı gibi renkler, koleksiyonu zenginleştiriyor.
Schiaparelli Sonbahar-Kış 2026 Haute Couture koleksiyonu, Zendaya’nın Londra’daki ‘The Odyssey’ filminin prömiyerinde giydiği tasarımla da dikkat çekti. Defilenin kapanış görünümü, birkaç saat içinde kırmızı halıya taşınarak moda dünyasında büyük yankı uyandırdı. Zendaya’nın seçtiği tasarım, koleksiyonun malzeme deneyimlerini en iyi şekilde yansıtan parçalardan biri olarak öne çıkıyor.




