Konya’da Orman Yangınlarına Karşı 19 Yıldır Nöbet Tutuyor

Konya’nın Beyşehir ilçesinde, Kızıldağ Gözetleme Kulesi’nde 19 yıldır orman yangınlarına karşı nöbet tutan Yaşar Yıldırım’ın hikayesi.

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte orman yangınlarının sayısında artış gözlemleniyor. Bu bağlamda, Konya Orman Bölge Müdürlüğü, 14 farklı orman gözetleme kulesi ile 7/24 yangınlara karşı hazırlık yapıyor. Bu kulelerden biri olan Kızıldağ, geniş görüş açısı ve stratejik konumuyla dikkat çekiyor.

Kızıldağ Kulesi’nde görevli olan Yaşar Yıldırım, zorlu ulaşım koşullarına, değişken hava şartlarına ve aile özlemine rağmen, görevini titizlikle sürdürüyor. Yangınla mücadelede kritik bir rol üstlenen Yıldırım, 19 yıl boyunca bu kulede çalışarak önemli bir tecrübe kazandı. Kulesi, kara yoluna 9 kilometre uzaklıkta bulunuyor ve burada vardiya usulüyle nöbet tutuyor.

Yıldırım, orman içindeki sarp ve kıvrımlı yolları aşarak kuleye ulaşmanın yaklaşık bir saat sürdüğünü belirtiyor. Haftada 4 gün boyunca aralıksız olarak kulede nöbet tutan Yıldırım, ormanları sadece yangınlardan değil, aynı zamanda yasadışı kesimlerden de korumak için çaba gösteriyor.

Yıldırım, orman varlığını koruma görevini bir asker gibi üstlenerek, “Burada ‘Yeşil Vatan’ımızı koruyoruz. Bir ağaç bile yanmasın diye 24 saat nöbetteyiz. İzindeyken bile teyakkuzdayız. Yangın olmayan günler sakin geçse de duman gördüğümüz andan itibaren süreç bizim için zamanla yarışa dönüşüyor. Dumanı gördüğümüz andan itibaren amacımız yangının en kısa sürede kontrol altına alınması. Yangına müdahale süresini 10 dakikanın altına düşürmek bizim için hayati önem taşıyor,” şeklinde konuştu.

Yıldırım, izinli olduğu günlerde bile aklının sürekli kulede olduğunu ifade ederek, “Aşağıdayken bile tam anlamıyla izinli sayılmayız. Yangın ihbarları gelmeye devam eder, kuledeki arkadaşlarımızla sürekli irtibatta kalarak teyakkuz halini koruruz. En büyük isteğimiz ormanlarımızda hiç duman görmemek,” dedi.

Kuledeki yiyecek ve kişisel ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşıladıklarını belirten Yıldırım, gerektiğinde telsizle diğer ormancı arkadaşlarından destek istediklerini de sözlerine ekledi.

Yıldırım, bölgenin iklim koşullarının zorluğuna dikkat çekerek, “Burası Konya’nın en çok yağış alan noktası. Yaz aylarında bile akşam saatlerinde soba yakmak zorunda kalıyoruz. Dün bile burada yağmur yağdığı için akşam sobayı yakıp ısınmak durumunda kaldık,” ifadelerini kullandı.

Kulenin yalnızca gözetleme işlevi olmadığını, aynı zamanda coğrafi engeller nedeniyle telsizlerin çekmediği vadilerde iletişim köprüsü görevi de üstlendiğini aktaran Yıldırım, “Aşağıdaki ekiplerin telsiz veya telefonla birbirine ulaşamadığı durumlarda yüksek rakımın avantajıyla devreye girerek aralarında haberleşme köprüsü kuruyorum. Çevre kulelerle ve Konya bölgeyle sürekli koordinasyon halindeyiz. Mesela Akseki Cevizli Kulesi’ndeki meslektaşımı 15 yıldır telsizden tanırım. Birbirimizi hiç görmedik, buraya gelse tanımam ama telefondan, telsizden ağabey kardeş gibiyiz,” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu