Artweeks Istanbul 2026: Öne Çıkan Koleksiyonlar
Artweeks Istanbul 2026, Akaretler’de üç özel koleksiyonu bir araya getiriyor. Sergilerde öne çıkan sanatçıları ve eserleri keşfedin.
Artweeks Istanbul 2026, Akaretler Sıraevler’de farklı koleksiyonları aynı sanat rotasında buluşturuyor. Bu yıl “Collectors” başlığıyla düzenlenen etkinlikte Banu ve Hakan Çarmıklı, Öner Kocabeyoğlu ve Tansa Mermerci’nin koleksiyonları öne çıkıyor. Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıların resim, heykel ve çeşitli malzemelerle ürettiği çalışmaların yer aldığı sergiler, koleksiyonerlerin yıllar içinde şekillenen ilgi alanlarını da görünür kılıyor.
Artweeks Istanbul 2026 kapsamındaki sergiler 17 Eylül-8 Kasım 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Pazartesi günleri dışında 12.00-19.00 saatlerinde açık olacak etkinliğe giriş ücretsiz.
Banu ve Hakan Çarmıklı Koleksiyonu: Reunion / Kavuşma
Banu ve Hakan Çarmıklı’nın koleksiyonculuk serüveni 1988’de klasik resimler ve Osmanlı camlarıyla başladı. Zaman içinde çağdaş sanata yönelen koleksiyonda göç, çevre, kimlik ve toplumsal cinsiyet gibi güncel meseleler ağırlık kazandı. “Reunion / Kavuşma” seçkisi, özellikle kadın sanatçıların üretimlerine ve feminist yaklaşımlara odaklanıyor.
Seçkide dikkat çeken çalışmalar arasında İpek Duben’in Şerife serisi bulunuyor. Serinin merkezinde, oğlunun eğitimi için İstanbul’a göç eden ve ev temizliği yaparak geçimini sağlayan bir kadın yer alıyor. Duben’in 1980’lerin başında ürettiği eserler, kadınların toplumsal konumunu gündelik yaşam üzerinden ele alıyor.
Şerife serisindeki kıyafetlerin biçimi ve kıvrımları, görünmeyen bir bedene işaret ediyor. Yüzün gösterilmemesi, izleyiciyi giysilerin ardındaki kişinin kimliği ve yaşamı üzerine düşünmeye yöneltiyor. Bu yönüyle seri, “Reunion / Kavuşma”nın toplumsal cinsiyet ve kadınlık deneyimi etrafında kurduğu çerçeveyi belirginleştiriyor.
Öner Kocabeyoğlu Koleksiyonu: Tutku ve Sabır
Öner Kocabeyoğlu, koleksiyonculuk anlayışını “Tutku sizi başlatıyor ama sabır sürdürüyor” sözleriyle tanımlıyor. Levent Çalıkoğlu’nun küratörlüğünü üstlendiği “Tutku ve Sabır” sergisi, bu yaklaşımın sonucu olarak yıllar içinde bir araya getirilen 91 sanatçının 140 eserini izleyiciyle buluşturuyor.
Fikret Mualla ve Abidin Dino gibi Paris Ekolü’yle ilişkilendirilen sanatçıların yanı sıra Tony Cragg, Antony Gormley ve Alicja Kwade’nin eserleri de sergide yer alıyor. Farklı dönemlerden ve kuşaklardan üretimleri ortak düşünsel başlıklar altında buluşturan seçki, “Biz kimiz?”, “Gerçeği kim inşa ediyor?” ve “Sessizlik mümkün mü?” sorularından hareket ediyor.
Sergiyi gezerken eserler arasındaki tematik bağlara odaklanmak, koleksiyonun çeşitliliğini daha iyi kavramayı sağlıyor. Farklı sanatçıların aynı soruya nasıl yaklaştığını karşılaştırmak ya da bir resimle heykelin hangi ortak düşüncede buluştuğunu izlemek, seçkiyi okumak için öne çıkan yöntemler arasında.
Tansa Mermerci Koleksiyonu: Sükûn ve Galeyan
Tansa Mermerci’nin koleksiyonu 2000’li yıllarda İslam sanatı ve oryantalist eserlerle şekillenmeye başladı. Sonraki yıllarda çağdaş sanata yönelen birikim; beden, toplumsal cinsiyet ve ev içi yaşam gibi konuları odağına aldı. Mermerci, zaman içinde değişen sanat ilgilerini yansıtan koleksiyonunu kişisel bir otobiyografi olarak tanımlıyor.
Nilbar Güreş ve Nil Yalter, kimlik meselelerine odaklanan çalışmalarıyla “Sükûn ve Galeyan” seçkisinde öne çıkıyor. Gündelik nesnelerin ve sıradan malzemelerin dönüştürülerek kullanıldığı eserler de serginin dikkat çekici unsurları arasında. Martin Creed’in İstanbul’daki eskicilerden topladığı halılarla oluşturduğu çalışma ile Yuji Agematsu’nun sokaktan topladığı atıklardan yararlandığı eser, bu yaklaşımın örneklerini sunuyor.
Bu çalışmalara bakarken malzemenin kaynağı ve sanat eserinin içindeki dönüşümü önem kazanıyor. Günlük hayatta üzerinden geçilen bir halının ya da artık kullanılmayan bir nesnenin sergide yer alması, değer verme, saklama ve sahiplik anlayışları üzerine düşünme fırsatı yaratıyor.
“Collectors” Edisyonunun Odağı
Bilgili Holding CEO’su Sinan Temo’ya göre sanat koleksiyonları, yalnızca eserleri değil, bir dönemin kültürel hafızasını ve koleksiyonerlerin dünyaya bakışını da taşıyor. Koleksiyonların kamuya açılması, bu birikimin arkasındaki hikâyelerin daha geniş bir izleyiciyle paylaşılmasına ve sanat üzerinden diyalog kurulmasına katkı sağlıyor.
Artweeks Istanbul’un kurucularından Sabiha Kurtulmuş ise farklı koleksiyonların aynı etkinlikte bir araya gelmesinin, sanatın zaman içindeki değişimini izlemeyi kolaylaştırdığını belirtiyor. İzleyiciler böylece koleksiyonerlerin farklı seçimlerini karşılaştırabilirken, kendi koleksiyonunu oluşturmaya yeni başlayanlar için de ilham veren bir deneyim yaşayabiliyor.
Kapak görseli: İpek Duben, Şerife, SALT Beyoğlu, İstanbul, 2021-22. Fotoğraf: K. Kaygusuz




