Dr. Sevgi Yılmaz: Kadın Liderler Şirketlerin Geleceği Olacak

Dr. Sevgi Yılmaz, kadın liderlerin şirketlerdeki rolünün önemini vurgulayarak, sürdürülebilirliğin anahtarı olduklarını belirtti.

TÜSAYDER tarafından düzenlenen XIII. Satın Alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi (STZ’26), Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleştirildi. “Satın Almanın Yeni Çağı” temasıyla düzenlenen bu zirve, Türkiye’nin en büyük 500 firmasının satın alma yöneticilerini, ekonomistleri ve teknoloji liderlerini bir araya getirdi.

Zirvenin açılışında konuşan TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan, küresel ekonomideki belirsizliklerin satın alma birimlerinin stratejik bir merkez haline gelmesine yol açtığını belirtti. Sarıdoğan, petrol fiyatlarındaki ani artışlar ve lojistik sorunların artık yalnızca operasyonel bir mesele değil, aynı zamanda bir nakit akışı sorunu olduğunu ifade etti. Küresel borç stokunun 348 trilyon dolara ulaştığı ve mal ticaretinin büyümesinin yavaşladığı bir dönemde, satın alma birimlerinin şirketlerin finansal sağlığını yöneten bir kalkan haline geldiğini vurguladı.

Küresel ekonomik ortamın dalgalı olduğunu ve jeopolitik hatların kırılganlaştığını belirten Sarıdoğan, tedarik zincirlerinin hassasiyetinin arttığını ve enerji ile finansman baskılarının şirketlerin günlük yaşamının bir parçası haline geldiğini dile getirdi. Bu bağlamda, satın almanın artık sadece destekleyici bir işlev değil, şirketlerin maliyetlerini, risklerini ve rekabet güçlerini doğrudan etkileyen bir merkez olduğunu ifade etti.

Dr. Sevgi Yılmaz: “Satın alma, sürdürülebilirliğin kalbidir”

Zirvenin açılışında bir diğer konuşma yapan Dr. Sevgi Yılmaz, satın almanın yalnızca maliyet yönetimi olmadığını, aynı zamanda bir strateji ve risk yönetimi olduğunu vurguladı. Yılmaz, kadın liderlerin kriz dönemlerinde gösterdiği yetkinliklerin, erkek liderlerden daha fazla öne çıktığını belirtti. Araştırmalar, kadın liderlerin şirketlerin ve tedarik zincirlerinin en güçlü sigortası haline geldiğini göstermektedir. Yılmaz, yönetimdeki çeşitlilik eksikliğinin şirketlerin karşılaştığı en büyük engellerden biri olduğunu ifade ederek, kadın yöneticilerin varlığının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Yılmaz, “Kırık Basamak” olarak adlandırılan terfi engellerinin, şirketlerin dayanıklılık reflekslerini zayıflattığını belirtti. Tedarik zincirinin artık yalnızca bir matematik hesabı olmadığını, aynı zamanda yüksek empati ve etik duruş gerektiren bir ekosistem haline geldiğini vurguladı. Kadın liderlerin belirsizlik dönemlerinde daha ihtiyatlı ve kararlı adımlar attığını belirten Yılmaz, cam tavanların kırılmasının artık bir sosyal sorumluluk değil, stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Ekonomist Mert Başaran: Tasarruf ve Tüketim Üzerine Değerlendirmeler

Zirvenin ilk oturumunda yer alan Ekonomist Mert Başaran, 2026 perspektifiyle Türkiye’nin küresel çalkantılara yansımasını ele aldı. IMF’nin küresel büyüme beklentisini düşürmesi ve ticaret politikalarındaki sertleşmenin Türk şirketleri üzerindeki etkileri tartışıldı. Başaran, Türkiye’nin tasarruf oranlarının düşük olduğunu ve bunun toplum üzerinde olumsuz etkileri olduğunu belirtti. Eğitim sisteminin finansal okuryazarlığı artıracak şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı.

Başaran, enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde para biriktirmenin zorluklarına dikkat çekerek, borçlanmanın yatırım yapmanın en iyi yolu olduğunu ifade etti. Küçük bütçelerle adım adım ilerlemenin önemini vurguladı ve eğitim sisteminin yatırım yapma kapasitesini desteklemesi gerektiğini belirtti.

Kadın Liderlerden Sürdürülebilirlik Vizyonu

Dr. Sevgi Yılmaz moderatörlüğünde gerçekleştirilen ikinci oturumda, iş dünyasında kadın liderlerin rolü ve kriz anlarındaki direnç yönetimi tartışıldı. Emine Erdem, Esra Bezircioğlu, Ayşem Ulusoy ve Damla Alışan gibi önemli isimlerin katıldığı panelde, liyakat esaslı yönetim modelinin cam tavanları kırmadaki rolü ele alındı.

Teknolojinin Satın Alma Üzerindeki Etkisi

Öğleden sonraki oturumlarda, satın almanın teknolojik geleceği üzerine tartışmalar yapıldı. Mindzie CEO’su James Henderson’ın katılımıyla gerçekleştirilen oturumda, yapay zeka ve süreç madenciliği ile otonom satın almanın olanakları örneklerle gösterildi. Zirvenin final bölümünde Ali Ülker, kuşaklar arası satın alma yönetimi ve değer odaklı iş modelleri üzerine önemli bilgiler sundu.

Regülasyonların sıkılaştığı ve tedarik risklerinin arttığı bir dönemde, satın almanın etik duruş ve şeffaflık üzerinden güven inşa etmesinin kritik olduğu vurgulandı. Ali Ülker, etik temelli karar mekanizmalarının ve dijital dönüşümün satın alma süreçlerindeki rolüne dair önemli açıklamalarda bulundu.

TÜSAYDER’den Yeni Veri Setleri

Zirve kapsamında TÜSAYDER, satın alma profesyonellerinin karar alma süreçlerini bilimsel temellere oturtacak olan Kategori Risk Skoru ve Tedarik Süresi Oynaklığı veri setlerini tanıttı. Bu yeni ölçüm modelleri, şirketlerin emtia, kur ve lojistik risklerini önceden hesaplayarak proaktif önlemler almalarına olanak tanıyacak. Bu yeni ekonomi anayasası, Türk iş dünyasının küresel rekabetteki gücünü artıracak stratejik bir rehber niteliği taşıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu