Chikungunya Hastalığı Avrupa’da Salgına Dönüşme Riski Taşıyor
Yeni araştırmalar, chikungunya hastalığının Avrupa’da yayılma riskinin arttığını gösteriyor.
Son dönemlerde gerçekleştirilen bir araştırma, chikungunya adı verilen ve şiddetli eklem ağrılarına yol açan tropikal hastalığın, Avrupa’nın geniş bir kesiminde sivrisinekler aracılığıyla bulaşabileceğini ortaya koydu. İklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklıklar ve Asya kaplan sivrisineğinin yayılımı, bu virüsün İspanya ve Yunanistan gibi güney ülkelerinde yılın altı ayından fazla, İngiltere’nin güneydoğusunda ise iki ay boyunca etkili olmasına olanak tanıyor.
İngiltere Ekoloji ve Hidroloji Merkezi (UKCEH) tarafından yürütülen çalışmada, virüsün sivrisinek içinde gelişimini tamamlaması için gereken minimum sıcaklığın daha önce düşünülenden 2,5 derece daha düşük olduğu belirlendi. Önceki tahminlerde 16-18 derece olarak öngörülen bulaşma eşiği, yeni verilerle 13-14 dereceye gerilemiş durumda. Bu durum, virüsün daha geniş alanlarda ve daha uzun süreler boyunca tehdit oluşturabileceği anlamına geliyor.
Bilim insanları, Avrupa’daki ısınma hızının küresel ortalamanın yaklaşık iki katı olduğuna dikkat çekerek, chikungunya hastalığının kuzeye doğru yayılmasının artık sadece bir zaman meselesi olduğunu vurguluyor.
Fransa ve İtalya’da geçmişte nadir görülen chikungunya vakaları, 2025 yılında yüzlerce kişiyi etkileyen büyük salgınlara dönüştü. Fransa’da son on yılda toplamda 30 civarında olan vaka sayısı, sadece geçtiğimiz yıl 800’ün üzerine çıktı. Hastalık, özellikle küçük çocuklar ve yaşlılar için ölümcül olabilmekte ve enfekte olan kişilerin yaklaşık yüzde 40’ında beş yıl sonra bile şiddetli eklem ağrıları ve artrit belirtileri devam edebiliyor.
Normal koşullarda Avrupa’nın soğuk kış ayları, sivrisinek faaliyetlerini durdurarak virüsün bir yıldan diğerine aktarılmasını engelleyen doğal bir bariyer işlevi görüyordu. Ancak Güney Avrupa’da sivrisineklerin artık tüm yıl boyunca aktif olduğu gözlemleniyor, bu da doğal korumanın ortadan kalktığını gösteriyor. Uzmanlar, durgun suların tahliye edilmesi, koruyucu kıyafetler giyilmesi ve etkili izleme sistemlerinin kurulması konusunda uyarılarda bulunuyor.



