Dans Ederken Kendime En Çok Güveniyorum
Alya, dansın kendisini en çok ifade ettiği alan olduğunu belirtiyor. Sanat dolu bir ailede büyüyen genç sanatçı, hayallerini gerçekleştiriyor.
Röportaj: Suzan Yurdacan
Fotoğraflar: Nic Lipscombe @Dancepropaganda
Fotoğraf Düzenleme: Gina Lipscpmbe @Ginamae_Creative
Mayıs ayında düzenlenen Afife Tiyatro Ödülleri gecesinde, yakın zamanda kaybettiği dedesi Haldun Dormen anısına dans eden Alya, bu performansının kendisi için oldukça duygusal olduğunu ifade etti. Erol Evgin’in “Hep Böyle Kal” şarkısı eşliğinde sahne almanın kendisi için büyük bir anlam taşıdığını belirtti. Alya, dedesinin vizyonunun kendisini nasıl etkilediğini ve o anki hislerini detaylı bir şekilde paylaştı.
Dans Tutkusu ve Aile Desteği
Küçüklüğünden beri sanatla iç içe olan Alya, ailesinin sanatçı geçmişinin kendisini dans etmeye yönlendirdiğini vurguladı. Dedesi tiyatrocu, anneannesi dansçı olan Alya, sanat dolu bir ortamda büyümenin kendisi için normal olduğunu ifade etti. Dansın kendisini en iyi ifade etme biçimi olduğunu belirten Alya, sahnedeki özgürlüğü ve kendine güveni hissettiğini söyledi. Lisede uluslararası bir programla başarılı bir şekilde mezun olduktan sonra, akademik bir kariyer düşüncesinin kafasında belirdiğini ancak sahnede olmanın kendisini en çok mutlu eden şey olduğunu fark ettiğini aktardı.
Alya, ailesinin ona her zaman destek olduğunu ancak bunun yanında güçlü bir kadın olmasını ve kendi kararlarının arkasında durmasını da öğrettiklerini belirtti. Bu bakış açısının kendisi için çok değerli olduğunu ifade etti.
Hayalinin Paylaşımı
Alya, dans tutkusunu ilk olarak ailesiyle paylaştığını ve onların destekleyici tavırlarının kendisini nasıl motive ettiğini anlattı. Ailesinin ona sunduğu en büyük hediyenin, merak duygusunu kaybetmeden üretken olmayı ve yaptığı işten keyif almayı öğretmek olduğunu söyledi.
Hayat Mottosu ve Günlük Rutinleri
Alya, hayat mottosunun “Her işte bir hayır vardır” olduğunu belirtti. Günlük yaşamının sabahları alarm sesiyle başladığını ve genellikle erkek arkadaşı Baran ile FaceTime görüşmesiyle sona erdiğini ifade etti. Yaz tatilinde gitmek istediği yerlerin başında Türkiye ve Bodrum olduğunu, ayrıca Zanzibar’a gitme planları olduğunu da ekledi.
Sanat ve Eğitim
Şu an Londra’da dans eğitimi alan Alya, okulunda çeşitli dans stilleri üzerine çalıştığını ve dans bilimi dersleri aldığını belirtti. Eğitiminde hem sahne performansına hem de sektöre hazırlık açısından kapsamlı bir eğitim aldığını ifade etti. Sosyal sorumluluk projelerine de katıldığını ve bu projelerin kendisi için ne kadar anlamlı olduğunu vurguladı. Özellikle kadın sağlığına yönelik projelerde yer almanın kendisini çok mutlu ettiğini söyledi.
Gelecek Hedefleri
Alya, gelecekte sahnede veya kamera önünde olmak istediğini ve dans edebilen bir oyuncu olmanın hedefi olduğunu belirtti. Ancak bunun zor ve uzun bir yol olduğunu bildiğini de ekledi. Türkiye’ye dönüp öğrendiklerini burada paylaşmayı da çok istediğini ifade etti.
İlham Kaynakları ve Sanatçılar
Alya, ilham aldığı sanatçılar arasında Beyhan Murphy’i, Pina Bausch’u ve Akram Khan’ı saydı. Onlarla aynı sahneyi paylaşmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu belirtti. Dansın evrimini ve zengin tarihini araştırmanın kendisine çok şey kattığını ifade etti.
Londra Hayatı
Londra’da yaşamaktan memnun olduğunu ancak kış aylarının zorluğuna da dikkat çekti. Arkadaşlarıyla birlikte yaşamanın kendisine mutluluk verdiğini belirtti. Londra’nın turistik olmayan yerlerini keşfetmenin önemine vurgu yaptı ve mahalle mahalle gezmenin keyfini çıkardığını söyledi.
Sonuç
Alya, dansın onun hayatındaki yeri ve önemi hakkında içten bir şekilde konuştu. Dansın kendisini ifade etme biçimi olduğunu ve bu alanda ilerlemek için kararlı olduğunu vurguladı. Sanat dolu bir ailede büyümenin kendisine kattığı değerleri ve hayallerinin peşinden koşma azmini paylaştı.




