Geleneksel Avcılığa Yasal Statü Kazandırıldı
Yeni düzenleme ile geleneksel avcılığa yasal çerçeve getirildi, kaçak avcılığa ağır cezalar uygulanacak.
Yeni düzenlemelerle birlikte geleneksel avcılık, belirli kurallar çerçevesinde yasal bir statü kazanırken, kaçak avcılığa karşı da ciddi yaptırımlar getirildi. Bu değişiklikle birlikte, yaralı yaban hayvanlarının doğaya dönüş süreçleri de yeniden yapılandırıldı.
“Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik” başlığı altında gerçekleştirilen bu düzenleme, belirli bölgelerde usta-çırak ilişkisi ile yürütülen geleneksel avcılık faaliyetlerini resmi hale getirdi. Böylece, geçmişten günümüze aktarılan avcılık yöntemlerinin kültürel miras niteliği de korunmuş olacak.
Yeni düzenlemeye göre, geleneksel avcılık tamamen serbest olmayacak; avlanma işlemleri kota, bölge ve zaman sınırlamaları ile gerçekleştirilecek. Hangi türlerin, nerede ve ne zaman avlanabileceği, bilimsel veriler ve uluslararası sözleşmeler dikkate alınarak Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından belirlenecek.
Kaçak avcılıkla mücadele kapsamında, yasaklı alanlarda avlanmanın cezası 10 bin liraya, yaban hayatı koruma sahalarında ise 15 bin liraya kadar yükseltildi. Ayrıca, belgesiz avcılık yapanlara 5 bin ila 10 bin lira arasında para cezası uygulanacak ve tekrar eden ihlallerde bu cezalar katlanarak artacak.
Yeni sistemde yalnızca cezai yaptırımlar değil, denetim mekanizmaları ve bilinçlendirme faaliyetleri de ön plana çıkacak. Av ve doğa koruma memurlarının yetkilerinin artırılmasıyla sahadaki etkinliğin yükseltilmesi hedefleniyor.
Düzenleme, yaralı ya da el konulan yaban hayvanları için de yeni bir süreç başlatıyor. Kurtarılan hayvanlar, rehabilitasyon merkezlerinde tedavi edilerek hem fiziksel hem de davranışsal olarak doğaya hazırlanacak. Veteriner kontrolünden geçen hayvanlar, sağlık durumları uygun bulunursa belirli kriterlere göre doğal yaşam alanlarına geri bırakılacak.
Yeni uygulama ile hayvanların doğaya salınacağı alanlar türlerine göre farklılık gösterecek. Yetişkin memeliler, alındıkları bölgeye yakın alanlara, yavrular daha güvenli ortamlara, kuşlar ise göç dönemlerine uygun rotalara bırakılacak. Doğaya uyum sağlayamayacak durumda olan türler ise hayvanat bahçeleri ve doğal yaşam parklarında koruma altına alınacak.
Yetkililer, bu düzenlemeyle hem biyolojik çeşitliliğin korunması hem de geleneksel değerlerin yaşatılması amacı güdüldüğünü ifade ediyor. Yeni modelle birlikte doğa koruma ile kontrollü kullanım arasında dengeli bir yapı oluşturulması hedefleniyor.




