Sarıyer Belediyesi Fakir Baykurt Öykü Ödülleri Sahiplerini Buldu

Sarıyer Belediyesi, Fakir Baykurt Öykü Ödülleri ile genç yazarları ödüllendirdi. Edebiyatın önemine vurgu yapıldı.

Galeano, toplumsal belleğin inşasında yalnızca tarihçilerin değil, sanatçıların da sorumluluk taşıdığını vurgular. Son yıllarda bazı belediyeler tarafından düzenlenen edebiyat fuarları ve festivaller, bu bağlamda önemli birer girişim olarak öne çıkmaktadır. Bu etkinlikler, sanatçıların sesini duyurması ve toplumsal hafızanın güçlenmesi açısından büyük bir fırsat sunmaktadır. Ancak, belediyelerin bu tür organizasyonları, popüler siyasetçilerle dolu programlardan arındırabilirse daha etkili olabilir. Bu tür etkinliklerin kültürün demokratikleşmesi adına önemli bir adım olduğuna inanıyorum. Ayrıca, bu organizasyonlar, yazar ve okuyucu arasındaki bağı güçlendirmenin yanı sıra, toplumun düşünsel gelişimine de katkı sağlamaktadır. Sarıyer Kitap Günleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da edebiyat ile farklı sanat disiplinlerini bir araya getiren bir etkinlik olarak dikkat çekiyor. Bu yılki buluşma, Fakir Baykurt adına düzenlenen bir öykü yarışması ile taçlandırılıyor.

Fakir Baykurt, “Ben dikenlerin içinden çıkmış bir yazarım” diyerek, yoksulluğun kader olarak görülmesine karşı duruşunu yaşam öyküsü üzerinden ifade etmiştir. O, “Bir damla suya muhtaç bütün köylerin yemyeşil bir bağ olmasını” her zaman arzulamıştır. Doğup büyüdüğü toprakları anlatmaktan vazgeçmeyen Baykurt, eserlerinde köylünün bitmeyen mücadelesini, ya ekonomik zorluklar ya da vazgeçilemez tutkular üzerinden kaleme almıştır. Almanya’da yazdığı üçlemesinde de işçi Türklerin kendi içindeki çatışmalarını ele alarak, okuyucularına sunmuştur. Fakir Baykurt, son yüzyılın en büyük köy romancılarından biri olarak kabul edilmektedir ve eserlerinde toprak kokusu hissedilmektedir. Yazma eylemini, ölüm döşeğinde bile sürdürme kararlılığı, onun yetiştiği toprakların mazlum bir sesi olmasından kaynaklanmaktadır.

Sarıyer Belediyesi, Fakir Baykurt Öykü Ödülleri ile gençleri öykü yazarlığına teşvik etmeyi amaçlıyor. Ortaokul kategorisinde bu yıl birincilik ödülünü, “Kimlik Sorulmayan Yer” adlı öyküsü ile Talya Çağlayan kazandı. Çağlayan, “kimlik” kavramını sadece resmi belgelerle değil, insanların görünmeyen emekleri ve hayalleri üzerinden ustaca anlatmıştır. İkinci ödül, Derin Işık’a, üçüncü ödül ise Mina Tosun’a verildi. Mansiyon ödülü ise Cemre Gürler’in oldu. Lise kategorisinde ise Kerem Keskin, “Nesr-i Şita” öyküsü ile birincilik ödülünü aldı. Bu öykü, bireysel bir hikaye üzerinden toplumsal kırılmaları ele alıyor. Emine Erva Aydın ikincilik, Semanur Şeker üçüncülük, Rabia Betül Işık ise mansiyon ödülüne değer görüldü.

Öykülerin değerlendirilmesinde Özcan Karabulut ve Hürriyet Yaşar ile birlikte çalıştık. Bu süreçte Oğuz Kağan Aydos, “Limon Ağacının Mülkiyeti” ile birincilik ödülüne layık görüldü. Aydos, rant saldırganlığına ve betonlaşmaya karşı direnişi öyküleştirme becerisini gösterdi. Yasin Göven, “Et Pium Desiderium” ile ikincilik, İlksen Çağlar “Annemin Önü Hep Gölge” ile üçüncülük, Arzu Aktaş ise “Biblonun Atındaki Toz” ile mansiyon ödülünün sahibi oldu.

Geçtiğimiz yıl yayımlanan öykü kitapları arasında 2026 yılı Fakir Baykurt Öykü Ödülü’nde iki yazar öne çıktı. Birincilik ödülünü Vildan Külahlı Tanış ve Yasemin Akçam Ateşman paylaştı. Tanış’ın “Civarda Kaybolanlar” eseri, bireylerin gündelik yaşam kesitlerini akıcı bir dille öyküleştirirken, Ateşman’ın “Sahi Siz Kimdiniz?” kitabı, yakın dönemin baskı ortamını ve 78 kuşağının yaşadığı travmaları çarpıcı bir şekilde ele alıyor.

Fakir Baykurt Ödül Töreni, 21 Haziran 2026 tarihinde saat 17.00’de Haydar Aliyev Parkı’nda gerçekleştirilecek. Festivallerin yasaklandığı, kitapların yeterince değer görmediği ve yazarların ya içeri alındığı ya da yakıldığı bir ortamda bu tür etkinliklere destek vermek, bizler için bir sorumluluktur. Çünkü sansüre ve daha da önemlisi otosansüre karşı bir duruş sergiliyoruz!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu