Harun İzer ile 33. İstanbul Caz Festivali’nin Derinlikleri
Harun İzer, 33. İstanbul Caz Festivali’nin hazırlık sürecini ve unutulmaz konser anılarını paylaşıyor.
İstanbul Caz Festivali, her yıl dünyanın dört bir yanından gelen müzisyenleri İstanbul’da buluşturarak müzikseverlere eşsiz bir deneyim sunuyor. Festivalin arka planında ise uzun ve titiz bir hazırlık süreci yatıyor. Festival Direktörü Harun İzer, OGGUSTO ile gerçekleştirdiği röportajda, programın nasıl şekillendiğini, sanatçı seçimlerini ve aklında kalan unutulmaz konserleri anlattı. 23 yılı aşkın bir süredir festivalin içinde yer alan İzer, İstanbul Caz Festivali’nin geçmişini, bugünü ve geleceğini değerlendirdi.
Bu yıl 30 Haziran ile 13 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek olan 33. İstanbul Caz Festivali, Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu, AKM, Esma Sultan Yalısı, Swissôtel Sultan Park, Yoğurtçu Parkı gibi çeşitli mekanlarda düzenlenecek. Festivalde Marcus Miller, Thee Sacred Souls, Robert Plant with Saving Grace, Arooj Aftab, Mari Froes, Joe Lovano, Veronica Swift gibi önemli sanatçılar sahne alacak. Festival, konserlerin yanı sıra ücretsiz etkinlikler, söyleşiler, çocuk atölyeleri ve şehir genelinde özel projelerle de zenginleştirilecek.
1994 yılından bu yana düzenlenen İstanbul Caz Festivali, İstanbul’un kültürel takviminde önemli bir yere sahip. Her yıl farklı coğrafyalardan gelen sanatçılar, festival aracılığıyla Türkiye ile uluslararası müzik sahnesi arasında köprü kuruyor.
Harun İzer’in Gözünden İstanbul Caz Festivali
İKSV’de 23 yıl boyunca çalışarak İstanbul Caz Festivali’nin birçok aşamasında yer aldığını belirten Harun İzer, festivalin hayatındaki yerini şöyle ifade etti: “İstanbul Caz Festivali, kariyerim boyunca etkilendiğim ve örnek aldığım insanların bulunduğu bir ortam oldu. Bu festivalde geçirdiğim süre, iş yapış şeklimi ve hayat görüşümü geliştirmemde büyük rol oynadı.”
İzer, yeni sanatçılarla karşılaştığında dikkatini çeken unsurları ise “Bir müzik parçasını dinlediğimde, bana ne hissettirdiği çok önemli. Eğer beni heyecanlandırıyorsa, o zaman daha fazla araştırmaya başlıyorum” diyerek açıkladı.
İstanbul Caz Festivali Nasıl Şekilleniyor?
Festival programını oluştururken sanatçıların yanı sıra içerik ve mekanların da önemli olduğunu vurgulayan İzer, “Program yapmak, birçok bilinmeyenli bir denklem. Her şeyin eş zamanlı düşünülmesi gerekiyor” dedi. Bu yılki programda yer alan Marcus Miller ve Robert Plant gibi büyük isimlerin yanı sıra yeni nesil sanatçılara da yer vermenin önemine değindi.
İzer, festivalin uluslararası bir platformda farklı sesleri dinleyicilere sunma hedefinin, İKSV’nin stratejik hedefleri arasında yer aldığını belirtti. “Çeşitlilik ve çok seslilik, festivalin temel taşlarıdır,” diyen İzer, bu yıl Volvo ile işbirliklerinin 15. yılını kutladıklarını da ekledi.
Festivali Mümkün Kılan Hikâyeler
Festival programında yer alan sanatçıların arkasında uzun görüşmeler ve takip süreçlerinin bulunduğunu belirten İzer, yıllardır peşinde koştuğu isimlerden birinin Tom Waits olduğunu ifade etti. Festival boyunca sahne kenarında durup, “Bütün bu emeğe değiyor” dediği anların genellikle Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde yaşandığını dile getirdi.
Son olarak, festivalde izlemek istediği üç konser olarak Keith Jarrett Trio, Massive Attack ve Grace Jones’u sıraladı. Bu isimlerin her biri, müzik dünyasında önemli bir yere sahip ve İzer, bu konserleri tekrar izlemeyi çok isterdi.
Kapak Görseli: İKSV Caz Festivali kapsamında Esma Sultan Yalısı’nda sahne alan Mari Froes
Fotoğraf: Salih Üstündağ / İKSV




