Çocukların Güven Arayışı: Kime Açıldıkları Önemli
Araştırmalar, çocukların iç dünyalarını açtıkları kişileri güven duygusuna göre seçtiğini ortaya koyuyor.
Çocuklar, duygularını açma konusunda seçici davranıyor. Aynı evde büyüyen bir çocuk, her zaman aynı kişiye yönelmiyor. Bazen annesine, bazen babasına ya da başka birine açılmayı tercih ediyor. Bu durum genellikle “kime daha düşkün?” şeklinde yorumlansa da gerçekte durum daha karmaşık.
Çocuklar, en çok sevdiklerine değil, kendilerini en az savunmak zorunda hissettikleri kişilere açılıyorlar. Bu nedenle, çocuğun kimin yanında ne kadar rahat hissettiği, açılma kararında belirleyici bir rol oynuyor.
ÇOCUK, HİSSETTİĞİ GÜVENİ SEÇİYOR
Çocuklar için güvenli bir alan, bir rol değil, sürekli yaşanan bir duygudur. Dinlenildiğini hissettiği, sözlerinin kesilmediği ve yargılanmadığı bir ortamda kendini açar. Aynı evde birden fazla ebeveyn olabilir, ancak çocuk için tek bir “rahat alan” oluşur. Çünkü çocuk, kimin kim olduğunu değil, yanında nasıl hissettiğini hatırlar.
EVDEKİ İLETİŞİMİN ÖNEMİ
Ebeveynlerin söylediklerinden çok, nasıl hissettirdikleri çocuk üzerinde kalıcı bir etki bırakır. Sürekli eleştiren veya hızlı tepki veren bir yaklaşım, çocuğun geri çekilmesine neden olurken; sakin, tutarlı ve alan tanıyan bir iletişim, çocuğu kendiliğinden yakınlaştırır. Çocuk, kendini güvende hissetmediği bir ortamda açılmayı bırakır.
GÜVEN HİSSEDİLEN YERLER
Çocuklar, duygularını paylaşırken görünmeyen bir sınır çizerler. Nerede anlaşılacaklarını hissederlerse oraya yönelir, sorgulanacaklarını düşündüklerinde geri dururlar. Sert tepkilerin olabileceği yerlerde kelimeler azalırken, güven duydukları ortamlarda anlatım derinleşir.
İÇE KAPANIK DEĞİL, SEÇİCİLER
“İçine kapanık” olarak adlandırılan birçok çocuk, aslında anlatacak çok şey taşır. Ancak herkesle paylaşmazlar. Güvenli bir bağ kurdukları kişilerin yanında daha açık ve rahat olurlar. Sorun, konuşmamaları değil, kimin yanında kendilerini açabildikleridir.
GÜVENİN KURULMASI
Çocuklar için güven, tek bir doğru davranışla oluşmaz. Her ağladıklarında susturulmamak, her anlatışlarında bölünmemek ve hata yaptıklarında hemen yargılanmamak gibi küçük anlar birikir. Bu anlar, çocuğun zihninde net bir alan oluşturur: “Burada kendim olabilirim.”
DUYGUSAL DENGE
Çocukların kime açıldığı, evdeki duygusal dengeyi belirler. Bu denge, sözle değil, hisle kurulur. Aynı evde herkes konuşabilir, ancak herkes aynı şekilde dinlemez. Çocuk, kendini anlatabileceği bir yer değil, kendini saklamak zorunda kalmadığı bir yeri seçer.




