İş Dünyasında Yeni Kriter: Öğrenme Çevikliği Öne Çıkıyor
İş dünyasında öğrenme çevikliği, yapay zeka becerileri ve proje deneyimi, işe alım süreçlerinde belirleyici kriterler haline geldi.
Türkiye’nin önde gelen e-ticaret altyapı firmalarından ideasoft, işe alım süreçlerinde geleneksel diploma ve üniversite odaklı yaklaşımın artık geçerliliğini yitirdiğini duyurdu. ideasoft İnsan ve Kültür Direktörü Betül Talay, özellikle teknoloji ve e-ticaret alanlarında öğrenme çevikliği, yapay zeka kullanma yeteneği ve proje deneyiminin daha fazla önem kazandığını belirtti.
Talay, “Teknik eksiklikler zamanla giderilebilir, ancak merak duygusunu sonradan kazandırmak oldukça zor” diyerek, adayların öğrenme isteğinin en önemli kriterlerden biri haline geldiğini vurguladı. “Bugün bizi heyecanlandıran şey, adayın yalnızca mevcut bilgisi değil, gelecekte neye dönüşebileceğidir. Teknoloji dünyasında değişim hızla gerçekleşiyor; iki yıl önce önemli olan bir beceri, bugün temel bir gereklilik haline gelebiliyor” şeklinde konuştu.
İşe alım kriterlerinin evrildiğini ifade eden Talay, adayların artık yalnızca teknik bilgi ile değerlendirilmediğini, yapay zeka kullanımının yeni dönemde belirleyici bir unsur olduğunu belirtti. Talay, “Bir adayın yapay zekayı kullanabiliyor olması tek başına yeterli değil. Bu teknolojiyi fikir geliştirme, analiz yapma ve strateji oluşturma süreçlerine nasıl entegre ettiğine bakıyoruz. Bu yeteneği erken kazanmış adaylar büyük avantaj sağlıyor” dedi.
Üniversite veya diploma merkezli değerlendirme anlayışının günümüz iş dünyasında etkisini yitirdiğini ifade eden Talay, ideasoft’un belirli üniversitelere odaklanmayan bir işe alım politikası benimsediğini belirtti. Teknoloji ekiplerinde genellikle Bilgisayar Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği, Yönetim Bilişim Sistemleri ve Matematik gibi bölümlerden mezun adaylarla karşılaştıklarını vurgulayan Talay, satış ve müşteri deneyimi alanında ise işletme, iktisat ve endüstri mühendisliği gibi disiplinlerin öne çıktığını söyledi.
Talay, “Bugün öğrenmeye açık, proje üreten ve staj yapan bir aday, hangi üniversiteden geldiğine bakılmaksızın radarımıza giriyor. Çünkü gelişmek isteyenler için artık gerçek bir sınır yok” dedi.
Teknik bilgi kadar insan ilişkileri ve iletişim becerilerinin de önemli hale geldiğini belirten Talay, teknoloji sektöründe en çok aranan profilin teknik derinliği olan ancak aynı zamanda insanları anlayabilen çalışanlar olduğunu ifade etti. “İletişim becerisi, ekip dinamikleri ve iş süreçlerini içselleştirme gibi unsurları artık ‘soft skill’ olarak küçümsemiyoruz; aksine bu yetkinlikler iş dünyasında giderek daha stratejik bir önem kazanıyor” şeklinde konuştu.
Bir adayda ilk baktıkları unsurun öğrenme isteği olduğunu vurgulayan Talay, teknik eksikliklerin zamanla giderilebileceğini ancak merak duygusunun sonradan kazandırılamayacağını belirtti. “Özgeçmişte not ortalamasından çok, adayın iş hayatına olan yaklaşımını gösteren izlere bakıyoruz. Bir staj deneyimi, kulüp çalışması veya gönüllü proje, adayın ciddiyetini daha iyi ortaya koyuyor” dedi.
Üniversitelerin güçlü bir teorik altyapı sunduğunu ancak iş dünyasının artık bunun üzerine pratik deneyim de görmek istediğini ifade eden Talay, öğrencilerin mezun olmadan önce sektörle temas kurmasının önemine dikkat çekti. “Staj yapmak, projelerde yer almak ve sektörle erken temas kurmak, artık sadece CV’yi süsleyen detaylar değil. İş dünyası, teorik bilgilerin üzerine uygulama yapabilen adaylar arıyor. Bu farkı üniversite döneminde görebilen adaylar, iş hayatına çok daha hazır bir şekilde başlıyor” şeklinde sözlerini sürdürdü.
Özgeçmişlerin ve mülakat cevaplarının giderek benzerlik gösterdiğini belirten Talay, şirketlerin artık ezberlenmiş ifadeler yerine gerçek deneyim ve özgünlük aradığını ifade etti. “‘Takım oyuncusuyum’, ‘öğrenmeye açığım’ gibi klişeleri sıkça duyuyoruz. Bizi etkileyen adaylar, kendi sesini bulabilen ve gerçek deneyimlerini aktarabilen kişiler oluyor. Somut bir proje, içten bir staj hikayesi veya dijital araçları işine entegre edebilme yeteneği, adayları ayıran unsurlar arasında” dedi.
Son olarak, yeni neslin hızlı yükselme isteğini anladıklarını belirten Talay, sürdürülebilir kariyer gelişimi için deneyimin hala büyük önem taşıdığını vurguladı. “Gençlerin hızlı gelişme isteğini değerli buluyoruz. Ancak büyümenin zaman ve deneyim gerektirdiğini kabul eden adaylarla daha sağlıklı bir yolculuk yaşanıyor. Çünkü artık şirketler sadece ‘ne kadar iyi’ değil, ‘ne kadar hazır’ sorusunun cevabını arıyor” diyerek sözlerini tamamladı.




