İsveç ve Türkiye Arasındaki 400 Yıllık Dostluk Sergisi
İsveç ve Türkiye arasındaki dostluk anlaşmasının 100. yılına özel sergi, 400 yıllık ilişkileri sanat ve belgelerle gözler önüne seriyor.
İsveç Krallığı ile Türkiye Cumhuriyeti arasında 1924 yılında imzalanan Dostluk Anlaşması’nın 100. yılı dolayısıyla düzenlenen “İsveç & İstanbul: Yüzyıllar Ötesine Uzanan Karşılaşma ve Etkileşimler” sergisi, Metrohan’da kapılarını ziyaretçilere açtı. İBB Kültür ve İBB Miras iş birliği ile hayata geçirilen bu sergi, İsveç ile İstanbul arasındaki 400 yıllık diplomatik ve kültürel ilişkileri arşiv belgeleri, sanat eserleri ve tarihî materyaller aracılığıyla gözler önüne seriyor.
Sergi, İsveç’in İstanbul Başkonsolosluğu ve İsveç Araştırma Enstitüsü arşivlerinden derlenerek oluşturuldu ve 30 Ağustos’a kadar her gün, pazartesi hariç, Metrohan’da ziyaret edilebilecek.
Serginin açılışı, 17 Haziran tarihinde gerçekleştirildi. Açılışa, İsveç İstanbul Başkonsolosu Karin Hernmarck, İBB Kütüphane ve Müzeler Müdürü Ali Şafak Özdemir ve İsveç Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Anders Ackfeldt katılım gösterdi. Başkonsolos Hernmarck, bu serginin yalnızca bir açılış olmadığını, aynı zamanda 400 yılı aşkın süredir süregelen diplomatik ilişkilerin, insan bağlantılarının ve kültürel etkileşimlerin kutlandığı bir etkinlik olduğunu belirtti.
İBB Kütüphane ve Müzeler Müdürü Özdemir ise, serginin geçmişten günümüze uzanan dostluk bağlarının sadece diplomatik ilişkilerle sınırlı olmadığını, kültür, sanat ve ortak hafıza alanlarında da derinleşerek sürdüğünü vurguladı. Özdemir, tarih anlayışının sadece geçmişle sınırlı kalmaması gerektiğini, aynı zamanda geleceği daha iyi inşa etmenin yollarını sunduğunu ifade etti.
Sergi, 1600’lerdeki ilk resmi temaslardan başlayarak, Kral XII. Karl’ın Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisindeki Bender’deki yerleşimine kadar uzanan İsveç izlerine odaklanıyor. Serginin merkezinde, 1757 yılında satın alınan ve İstiklal Caddesi üzerindeki tarihi diplomatik bölgede yer alan İsveç Sarayı bulunuyor. Bu yapı, İsveç’in yurtdışındaki en eski mülkü olarak, İsveç-İstanbul ilişkilerinin başlangıç noktası olma özelliği taşıyor. Ayrıca, Boğaz’ın güzelliklerinden esinlenen ressam, oymacı, heykeltıraş ve fotoğrafçı Anders Zorn’un İstanbul manzaraları ile 19. yüzyıl gündelik yaşamını yansıtan fotoğraflar, serginin önemli parçalarını oluşturuyor.
Serginin dikkat çeken unsurlarından biri de, İsveç ve İstanbul arasındaki sanat ilişkisini ele alan bölümdür. Bu bölümde, modern İsveç edebiyatının önde gelen isimlerinden Gunnar Ekelöf, Selma Lagerlöf ve Cornelius Loos’un eserleri ve hikâyeleri sergileniyor.




