Kendinizi Değerli Hissedin – Doç. Dr. Gökçen Erdoğan

Doç. Dr. Gökçen Erdoğan, kadınların kendilerini değerli hissetmelerinin önemini vurguluyor.

Hayat, insanlara ulaşmak istedikleri hedeflere ulaşma fırsatı sunmanın ötesinde, kişinin kendi değerini bilmesi ve bu değeri hissetmesi açısından da büyük bir ayrıcalık sunar. İnsan, kendisine neyi yakıştırıyorsa, yaşamını o perspektiften şekillendirir.

Bir kadın için en zorlu mücadele, hormonlar, tedavi süreçleri veya ameliyat kararları değil, kendisini nerede konumlandırdığını bilmek ve bu noktada kararlı olmaktır. Karşılaştığım kadınlar, çoğu zaman kendi sağlıklarını uzun süre erteleyebiliyor, başkaları için çözüm üretmekten yorgun düşebiliyor ve hayatlarının en kritik kararlarını alırken kendi isteklerini en sona bırakabiliyorlar. Bu durum, aklımda şu soruyu canlandırıyor: İnsan, kendisine gösterdiği özeni neden başkalarına gösterdiği kadar doğal karşılamıyor? Kendi değeri hakkında bir farkındalığı yok mu, yoksa bu farkındalığı unutturmak mı isteniyor? Ancak bu duruma karşı durmak gerekiyor.

Çoğu zaman, bulunduğum noktaya nasıl geldiğime dair sorular alıyorum. Cevabım, yalnızca çalışmak, okumak veya vazgeçmemek değil. Bu unsurlar elbette önemli, ancak yeterli değil. İnsan, ulaşmak istediği yere önce zihninde kendine izin vermelidir. ‘Orası bana göre değil’ düşüncesiyle yaklaştığınız bir hedefe ne kadar çaba harcarsanız harcayın, eliniz tam uzanacakken geri çekilirsiniz. Kendi inandığınız olasılıklarla yaşamaya başladığınızda, yürüyüşünüz hızlanır.

Ben, yalnızca bir tanı koyan, tedavi planlayan veya ameliyat yapan bir hekim olmayı hiçbir zaman istemedim. Muayenehanemden çıkan bir kadın, sağlık sorununa çözüm bulmuş olabilir ve bu benim için çok değerlidir. Ancak asıl mutluluğum, o kadının kendi hayatına döndüğünde kendisini sürekli geriye çeken bir kişi olmaması, kendi isteklerini dile getirirken suçluluk hissetmemesi ve başardığı şeyleri küçümseme ihtiyacı duymamasıdır. Çünkü bu durumların hiçbirinin laboratuvar sonuçları yoktur; ancak insan hayatındaki etkisi sayılarla ölçülemeyecek kadar büyüktür. Sizinle aramdaki bağı, sizin hayattaki yerinize olan düşkünlüğümle açıklıyorum.

Sonuç olarak, daha fazla mücadele etmeniz gerektiğini söylemiyorum. Zaten yeterince mücadele ediyoruz. Ne olursa olsun, kendinizi hayranlık duyduğunuz yaşamların dışında tutmayın. Başkalarına çok yakıştırdığınız yaşamı kendiniz için fazla görmeyin. Saygı, huzur, başarı, sevgi, iyi bir ilişki, sağlıklı bir beden ve sakin bir zihin gibi değerleri yalnızca başkalarına ait şeylermiş gibi izlemeyin. İnsan, kendisini nereye ait görüyorsa, hayatını da o doğrultuda şekillendirir. Belki de meslek hayatım boyunca anlatmaya çalıştığım en önemli şey budur; her şeyin en güzeline layık olduğunuzu bilin. Elinizde olmayan koşulların ve daraltılmış yaşam alanlarının farkındayım. Ancak direnmek, buna alışmamak demektir. Direnelim!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu