Eylül’de Bodrum gezi rehberi: Koylar ve rotalar
Eylül’de Bodrum gezi rehberi arayanlara; tarihi yapılar, sakin koylar, plajlar, yöresel lezzetler, konaklama seçenekleri ve keyifli rotalar.
Eylül, Bodrum’u yaz kalabalığının biraz hafiflediği, deniz keyfinin sürdüğü ve keşif rotalarının daha rahat yapılabildiği bir dönemde görmek isteyenler için uygun bir ay. Ege kıyısındaki bu popüler ilçe; kalesi, antik kentleri, plajları, marinası, restoranları ve begonvillerle çevrili sokaklarıyla farklı tatil beklentilerine hitap ediyor. Bu Eylül’de Bodrum gezi rehberi, ilçede görülebilecek başlıca noktaları, koyları, yemekleri ve konaklama alternatiflerini bir araya getiriyor.
Bodrum’da görülmesi gereken yerler
Bodrum gezisine ilçe merkezinden başlamak, bölgenin tarihini ve günlük yaşamını aynı rotada deneyimleme fırsatı sunuyor. Bodrum Kalesi, 15. yüzyıldan kalma mimarisiyle ilçenin simge yapılarından biri. Kale içerisindeki Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, denizcilik tarihine ilişkin eserleriyle öne çıkarken, yapıdan görülen liman manzarası da ziyaretin dikkat çeken ayrıntıları arasında yer alıyor.
Kaleye yakın konumdaki Bodrum Antik Tiyatrosu, milattan önce 4. yüzyıla uzanan geçmişiyle arkeoloji meraklılarının ilgisini çekiyor. Günümüzde konser ve çeşitli etkinliklere de ev sahipliği yapan tiyatro, Bodrum manzarasına hâkim konumuyla öne çıkıyor. Yaklaşık 2 kilometre mesafedeki Halikarnas Antik Kenti’nde ise kentin giriş kapılarından biri kabul edilen Myndos Kapısı görülebiliyor. Kapının, Karya Satrabı Mausolos döneminde, milattan önce 360’lı yıllarda yaptırıldığı düşünülüyor.
Halikarnas Mozolesi’nin kalıntıları da Bodrum’un tarih durakları arasında bulunuyor. Kral Mausolos için yaptırılan anıt mezar, uzun süre ayakta kaldıktan sonra depremle yıkılmış; taşlarının bir bölümü ise Bodrum Kalesi’nin yapımında kullanılmış. Günümüzde alanda sınırlı sayıda kalıntı bulunsa da yapı, antik dünyanın önemli eserlerinden biri olarak ziyaret ediliyor.
Bodrum’un kuzeyindeki Pedasa Antik Kenti, yaklaşık 6 kilometrelik mesafesiyle merkezden günübirlik ulaşılabilecek tarihi alanlardan biri. Akropolis, nekropol alanları, tarımsal bölümler ve Athena Tapınağı’na ait kalıntılar, burada doğal çevreyle birlikte görülebiliyor. Kültürel rotayı Bodrum Marina’da sürdürenler ise yatları, mağazaları ve restoranlarıyla hareketli bir atmosferle karşılaşıyor.
Zeki Müren’in yaşamının son altı yılını geçirdiği ev de Bodrum’da ziyaret edilebilecek yerler arasında. Sanatçının ölümünün ardından müzeye dönüştürülen evde kostümler ve sanat hayatına ilişkin çeşitli hatıralar sergileniyor.
Bodrum’un popüler beldeleri ve plajları
Yalıkavak, liman çevresindeki restoranları, barları, mağazaları ve marinasıyla yarımadanın öne çıkan duraklarından. Türkbükü ise kumsalı, turkuaz denizi, otelleri ve plaj işletmeleriyle deniz tatili arayanların tercih ettiği bölgelerden biri. Gümüşlük, antik liman geçmişi, sahil boyunca sıralanan balık restoranları ve gün batımı manzarasıyla özellikle akşam saatlerinde ilgi görüyor.
Gümbet geniş kumsalı ve canlı gece hayatıyla tanınırken, merkeze yakın Bitez daha sakin deniziyle öne çıkıyor. Sığ plajı nedeniyle çocuklu ailelerin de tercih ettiği Bitez’de restoran, kafe, bar ve farklı konaklama seçenekleri bulunuyor.
Bodrum’da keşfedilecek koylar
Bodrum’un daha sakin bir deniz deneyimi arayan ziyaretçileri, yarımadanın farklı noktalarındaki koylara yönelebilir. Kissebükü Koyu, merkeze yaklaşık 20 kilometre uzaklığı ve huzurlu atmosferiyle dikkat çekiyor; bölgede tekne gezileri ve dalış yapılabiliyor. Yarımadanın batısındaki Çiftlik Koyu, doğal görünümü, plajları ve restoranlarıyla öne çıkıyor.
Gündoğan çevresindeki Akvaryum Koyu, berrak ve turkuaz deniziyle tanınırken, kuzeydoğudaki Kargı Koyu daha sakin bir alternatif sunuyor. Merkeze yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Bağla Koyu’nda ise sakin denizin yanı sıra sınırlı sayıda restoran bulunuyor. Koyları denizden görmek isteyenler tekne turlarıyla kendilerine uygun rotalar oluşturabilir. Bununla birlikte Bodrum’un yoğun turizm yapısı nedeniyle bakir koy bulmanın zorlaşabileceği, daha tenha bölgelerde yeme içme ve konaklama olanaklarının sınırlı kalabileceği unutulmamalı.
Bodrum’da ne yenir?
Bodrum mutfağı, Ege’nin zeytinyağlı yemeklerini ve taze deniz ürünlerini bir arada sunuyor. Bodrum mantısı, kıyma ve baharatla hazırlanan iç harcı ile sarımsaklı yoğurt eşliğinde servis ediliyor. Midye dolma, plajlarda ve sokak tezgâhlarında tadılabilecek seçenekler arasında yer alıyor.
Kabak çiçeği dolması, enginar, bakla ve taze fasulye gibi zeytinyağlılar da bölge mutfağının temel lezzetlerinden. Levrek, çipura, kalamar, karides ve midye gibi deniz ürünleri sahil restoranlarında öne çıkarken; gözleme ve şerbetli lokma, daha pratik ve geleneksel tatlar arayanlara hitap ediyor.
Bodrum’da restoran önerileri
Gümüşlük’teki Limon, bahçesi, manzarası, Ege mezeleri ve et yemekleriyle kahvaltı ve akşam yemeği için tercih edilebilecek adreslerden biri. The Bodrum Edition bünyesindeki Kitchen Bodrum’da ise şef Osman Sezener’in hazırladığı menüde tesisin bahçesinde yetiştirilen ot, sebze ve salatalar kullanılıyor.
Marina Yacht Club içerisinde farklı mutfaklara hitap eden restoranlar bulunuyor. Yalıkavak Marina’daki Zuma, Japon mutfağı ve terasıyla öne çıkarken, Kumbahçe’deki Red Pan Pizzeria pizza, makarna, hamburger, salata ve barbekü seçenekleri sunuyor. Gümüşlük’teki Mimoza deniz ürünleri ve gün batımı manzarasıyla, tepede konumlanan Greta ise deniz mahsullü makarna, pizza, hamburger ve farklı menü seçenekleriyle dikkat çekiyor.
Bodrum’da nerede kalınır?
Bodrum’da otel, pansiyon, apart ve tatil köyü seçenekleri yarımadanın birçok bölgesine yayılıyor. Merkez, Gümbet, Yalıkavak, Gümüşlük, Ortakent, Turgutreis, Bitez, Türkbükü ve Gündoğan; farklı bütçe ve tatil anlayışlarına uygun konaklama alternatifleri sunuyor. Eylül döneminde de tercih edilen tesislerde yer bulabilmek için rezervasyonu önceden yapmak faydalı olabilir.
The Marmara Bodrum, yalnızca yetişkinlere hizmet veren, açık havuzları ve spa olanakları bulunan beş yıldızlı bir seçenek. Göltürkbükü’ndeki Mandarin Oriental özel plajı, restoranları, barları ve spa imkânlarıyla üst segmentte yer alıyor. Divan Bodrum’da özel plajın yanı sıra spor alanları, fitness merkezi ve spa bulunuyor.
Bodrum merkezdeki Artunç Hotel, geleneksel mimarisi ve daha erişilebilir fiyatlarıyla öne çıkıyor. Elista Hotel & SPA özel plaj, açık havuz ve sauna imkânı sunarken, Delita Suite Hotel 17 odası, bahçesi ve açık havuzuyla daha sakin bir konaklama alternatifi oluşturuyor.
Eylül’de Bodrum’a gidilir mi?
Haziran, temmuz ve ağustos aylarında Bodrum daha yoğun ve fiyatlar daha yüksek olabiliyor. Eylül ayında ise hava ve deniz sıcaklıkları denize girmeye elverişli kalırken, kalabalıkların azalması ilçenin tarihi ve doğal güzelliklerini daha rahat gezmeyi sağlayabiliyor. Bu nedenle Eylül’de Bodrum gezi rehberi arayanlar için ay, deniz tatiliyle kültür gezisini birleştirmek açısından uygun seçeneklerden biri.
Kış aylarında Bodrum daha sakin bir görünüme bürünüyor. Ilıman hava, kalabalıktan uzak biçimde doğal ve kültürel noktaları keşfetmek isteyenlere farklı bir deneyim sunuyor; ancak sezon dışında bazı işletmelerin hizmet vermeyebileceği göz önünde bulundurulmalı.
Bodrum’dan ne alınır?
Bodrum’dan dönüşte el yapımı doğal sabunlar, bölgeyi simgeleyen magnetler, kokulu mumlar, seramik ürünler, el işi takılar ve yerel şaraplar hediyelik olarak değerlendirilebilir. Bu ürünlere ilçe merkezindeki ve beldelerdeki hediyelik eşya dükkânlarından ulaşılabilir.




