Murat Paşa Camii minaresi: 454 yıllık sırrın hikâyesi
Murat Paşa Camii minaresi, yapının bahçesinde ayrı konumlanıyor. Bu sıra dışı mimarinin ardında tarihi bir minare ve dikkat çekici bir rivayet bulunuyor.
Erzurum’daki Murat Paşa Camii, Osmanlı camilerinde alışılmışın dışında bir mimari özelliğiyle öne çıkıyor. Yapıya bitişik olmayan minare, caminin bahçesinde bağımsız bir yapı olarak yükseliyor. Bu durumun nedeni ise Murat Paşa Camii’nden önce bölgede bulunan Ahmediye Camii ve Ahmediye Medresesi’ne ait tarihi minarenin korunmuş olması.
Beylerbeyi Murat Paşa tarafından yaptırılan cami, 12 Aralık 1572’de ibadete açıldı. Yaklaşık 520 metrekarelik kapalı alana sahip olan ve 300 kişiye hizmet verebilen yapının bahçesindeki minare, camiyi ziyaret edenlerin ilk dikkatini çeken unsurlar arasında yer alıyor.
Minare caminin bahçesinde yükseliyor
Sekizgen kaide üzerine inşa edilen minare, düzgün kesme taştan yapılmış silindirik gövdesi ve tek şerefesiyle yaklaşık 25 metre yüksekliğe ulaşıyor. Dışarıdan açılan kapısından girilen minarenin şerefesine, iç bölümdeki merdivenler kullanılarak çıkılıyor.
Bugün görülen yapı, 1920’li yıllarda yıkılan eski minarenin temelleri üzerine 1956-1957 yıllarında aslına uygun biçimde yeniden yapıldı. Böylece tarihi minarenin yeri korunurken, Murat Paşa Camii için ayrıca yeni bir minare inşa edilmedi.
Rivayete göre söz rüyada verildi
Murat Paşa Camii minaresi hakkında halk arasında nesilden nesile aktarılan bir rivayet de bulunuyor. Anlatıya göre Murat Paşa, camiyi yaptırdığı sırada bölgede daha önce bulunan Ahmediye Camii’nin minaresini yıkmayacağına dair rüyasında söz verdi.
Rivayete göre bu sözünü daha sonra unutan Murat Paşa’ya Hızır Aleyhisselam verdiği sözü hatırlattı. Bunun üzerine eski minare korundu ve yeni camiye ikinci bir minare yapılmadı. Aynı anlatıda, Hızır Aleyhisselam’ın her gün beş vakit namazdan birini Murat Paşa Camii’nde kıldığına inanıldığı da aktarılıyor.
Tarihi minare camiden daha eski
Yaklaşık 12 yıldır camide müezzin olarak görev yapan Fatih Şekerci, minarenin camiden bağımsız görünmesinin nedenini, yapının daha önceki camiye ait olmasıyla açıkladı. Şekerci, II. Selim döneminde Ahmediye Camii’nin yıkılarak yerine Murat Paşa Camii’nin inşa edildiğini, ancak mevcut minare bulunduğu için yeni yapıya ikinci bir minare eklenmediğini belirtti.
Şekerci, eski minarenin 1930’lu yıllarda meydana gelen bir depremde yıkıldığını, günümüzdeki minarenin ise aynı temeller üzerine yeniden inşa edildiğini söyledi. Caminin çevresinde, halk tarafından yeterince bilinmeyen Ane Hatun Türbesi’nin de bulunduğunu ifade eden Şekerci, minarenin ayrı konumda olmasının ziyaretçilerin sıkça sorduğu soruların başında geldiğini kaydetti.




