Koçyiğit: Acı, hukukun gerekçesi olamaz; hukuk akılla inşa edilir
Koçyiğit, acının hukukun gerekçesi olamayacağını vurguladı ve hukukun akılla kurulması gerektiğini ifade etti.
Grup Başkanvekilimiz Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında güncel gelişmelere dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Koçyiğit, toplumun sorunlarına çözüm üretmeyen torba yasaların yasalaşma sürecini eleştirdi.
Koçyiğit, yaz döneminde toplumun ihtiyaçlarına yanıt vermeyen birçok torba kanunun, iktidarın çoğunlukçu yaklaşımıyla neredeyse hiç değişiklik yapılmadan yasalaştığını belirtti. Bu hafta Genel Kurul gündemine gelecek olan iki torba yasadan birinin öğrenci affını içeren Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Kanunu olduğunu ifade etti. Ancak bu yasaların, temel hak ve özgürlükleri genişletmeyen, eğitim hakkını artırmayan düzenlemeler olduğunu vurguladı. Komisyon aşamasında muhalefet olarak yaptıkları itirazların sonucunda, daha önce öğrenci affından yararlanan öğrencilerin de kapsam içerisine alınması konusunda bir düzenleme yapıldığını belirtti.
Koçyiğit, eğitim hakkının anayasal bir hak olduğunu ve idarenin keyfi uygulamalarıyla kısıtlanamayacağını ifade etti. 2016’daki darbe sonrasında, birçok öğrencinin eğitim hakkının keyfi sebeplerle gasp edildiğini hatırlatarak, öğrencilerin eğitim haklarını korumaya yönelik adımların atılmadığını vurguladı. Özellikle muğlak ifadelerle öğrencilerin eğitim haklarının kısıtlandığını belirtti.
Akademisyen alımlarındaki güvenlik soruşturmalarının yeniden belirleyici hale getirilmesinin, liyakat ve bilimsel bilginin önceliklerini göz ardı ettiğini ifade eden Koçyiğit, iktidarın muhalif düşünceleri bastırmaya yönelik bir yaklaşım sergilediğini söyledi. Bu durumun, eğitim sistemine zarar verdiğini ve akademik özgürlükleri tehdit ettiğini belirtti.
Koçyiğit, AKP’nin iktidara geldiğinde YÖK’ü kaldırma vaadinde bulunduğunu hatırlatarak, mevcut durumun YÖK’ün güçlenmesi ve üniversitelerin özerkliğinin kısıtlanması olduğunu ifade etti. Öğrencilerin eğitim hayatından kopma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ve geçim sıkıntısı yaşadıklarını dile getirdi. Bu sorunların torba yasalar içerisinde yer almadığını belirtti.
Koçyiğit, çocuklara yönelik düzenlemelerin acıların gerekçesi haline getirilemeyeceğini vurguladı. Çocukların hak sahibi bireyler olarak görülmesi gerektiğini, toplumsal öfkenin hedefi haline getirilmemesi gerektiğini ifade etti. Cezasızlık algısının, çocuk istismarı ve kadın cinayetleri gibi konularda mevcut olduğunu belirterek, çocukların suçlu olarak damgalanmasının yanlış bir yaklaşım olduğunu söyledi.
Son olarak, Koçyiğit, çerçeve yasaların bir sonuç değil, yeni bir başlangıç olduğunu belirtti. Türkiye’nin tarihi bir fırsatla karşı karşıya olduğunu ve bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Siyasi partilerin, çocukları merkeze alan bir bakış açısıyla yasaya yaklaşmaları gerektiğini vurguladı.




