Ateşkesin Sona Ermesiyle Petrol Fiyatları Yeniden Yükseldi

ABD ile İran arasındaki ateşkesin sona ermesi, petrol fiyatlarını yeniden 91 doların üzerine çıkardı.

ABD ve İran arasındaki geçici ateşkesin uzatılmaması, petrol piyasasında dalgalanmalara yol açtı. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim yeniden arttı ve bu durum petrol fiyatlarını etkiledi. İngiliz deniz güvenliği otoritesinin bildirdiğine göre, bir ticari gemi bilinmeyen bir cisimle çarpışarak hasar aldı.

Petrol fiyatlarındaki artış, pazartesi günü belirgin hale geldi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2,65 artarak 90,87 dolara yükselirken, ABD tipi ham petrol ise 84,50 dolara ulaştı. Asya işlemlerinde Brent petrol 91,14 dolara kadar yükselirken, ABD tipi ham petrol de 85 doların üzerine çıktı. Böylece her iki petrol türü de temmuz ayından bu yana en yüksek seviyelere yaklaşmış oldu.

Bu fiyat artışının arkasında, ABD’nin geçici ateşkesin uzatılmayacağına dair açıklaması yatıyor. ABD yönetimi, 60 günlük sürenin ardından yeni bir uzatma düşünmediğini belirtirken, İran tarafı da kalıcı bir anlaşma sağlanamazsa askeri tutumunu sertleştireceğini ifade etti. Petrol piyasasının asıl kaygısı ise Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut durum. Son gemi takip verileri, bu kritik enerji güzergahındaki ticari trafiğin keskin biçimde düştüğünü gösteriyor. Cumartesi günü boğazdan yalnızca beş emtia gemisinin geçtiği, pazar günü ise hiçbir geçişin olmadığı belirlendi.

Hürmüz Boğazı’nın önemi, fiyatlardaki hareketliliğin neden bu kadar hızlı olduğunu açıklıyor. Normal koşullarda boğazdan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol geçiyor ve bu miktar, deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birine denk geliyor. Önceki hafta sonunda 31 gemi geçiş yaparken, savaş öncesinde bu sayı günlük 130’u bulabiliyordu. Bazı gemilerin takip sistemlerini kapatarak hareket etmesi nedeniyle veriler tüm geçişleri yansıtmasa da, düşüşün büyüklüğü petrol piyasasında arz endişelerini yeniden gündeme getirdi.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş yalnızca enerji piyasasıyla sınırlı kalmadı. Daha yüksek petrol fiyatlarının küresel enflasyonu yeniden tetikleyebileceği endişesi, uzun vadeli devlet tahvillerinde satışları artırdı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,73 seviyesine çıkarken, 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,31’in üzerine çıkarak yaklaşık 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu durum, yatırımcıların ekonomik büyümedeki yavaşlama riskini ve enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisini fiyatlamasına neden oldu. Petrol ve tahvil faizlerinin aynı anda yükselmesi, hisse piyasaları üzerinde de baskı oluşturdu. Önceki seansta S&P 500 ve Dow Jones Sanayi Endeksi yaklaşık yüzde 0,5 gerilerken, Nasdaq Bileşik Endeksi de günü düşüşle tamamladı.

Petrol piyasasının kırılganlığını artıran bir diğer faktör ise küresel arz görünümü. Uluslararası Enerji Ajansı, ağustos raporunda Orta Doğu’daki üretim ve sevkiyat sorunlarının etkisiyle 2026 yılı küresel petrol arzının ortalama 4,3 milyon varil/gün azalabileceğini öngördü. Temmuz ayında küresel üretimde bir toparlanma gözlemlense de, Körfez bölgesindeki üretim hâlâ savaş öncesi seviyelerin altında kalıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki trafik düzenli hale gelmediği takdirde, piyasadaki risk priminin kalıcı hale gelebileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle, petrol fiyatlarının gelecekteki yönü açısından yalnızca ABD ve İran’dan gelecek diplomatik açıklamalar değil, Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker sayısı da dikkatle izlenecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu