Oscar Adaylıklarında Beklenmedik 8 Gelişme: Sinners Tarihe Geçti
Oscar adaylıkları açıklandı ve birçok sürprizle dolu. Sinners tarihi bir başarıya imza atarken, bazı favoriler ise dışarıda kaldı.
Oscar adaylıkları perşembe sabahı duyuruldu ve bu durum sinema dünyasında birçok beklenmedik gelişmeye yol açtı. Sunucular Danielle Brooks ve Lewis Pullman, “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” kategorisini açıklarken, Elle Fanning’in Sentimental Value filmiyle aday gösterildiğini duyurdu. Bu durum, sinema camiasında büyük bir sürpriz olarak karşılandı.
Norveç yapımı Sentimental Value’daki performansıyla dikkat çeken Fanning, bu açılışla birlikte törenin geri kalanında yaşanacak sürprizlerin ve hayal kırıklıklarının da habercisi oldu.
BBC’nin haberine göre, bu yılki Oscar adaylıklarında öne çıkan sekiz sürpriz gelişme dikkat çekti.
Favoriler Dışarıda Kaldı
Adaylık yarışında öne çıkan Hamnet ve One Battle After Another filmleri, genel olarak başarılı olsalar da özellikle oyunculuk kategorilerinde beklenenden daha zayıf bir performans sergiledi. Hamnet’teki başarılı performansıyla dikkat çeken Paul Mescal, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında aday gösterilmedi. Bu durum şaşırtıcı olsa da, aynı filmdeki rol arkadaşı Jessie Buckley’nin En İyi Kadın Oyuncu dalındaki şansının sarsılmaması bekleniyor.
One Battle After Another filminde dört oyuncu adaylık alırken, filmin en dikkat çeken ismi Chase Infiniti’nin En İyi Kadın Oyuncu dalında yer almaması dikkat çekti. Genç yaşına rağmen muazzam eleştiriler alan Infiniti, oldukça rekabetçi bir kategoride şans bulamadı. Ayrıca Jesse Plemons ve Joel Edgerton gibi isimler de beklenmedik bir şekilde adaylık alamadı.
F1 Nostaljik Bir Başarı Hikayesi
Brad Pitt’in emeklilikten dönen bir yarış pilotunu canlandırdığı F1, En İyi Film kategorisindeki en büyük sürprizlerden biri oldu. Film, teknik dallarda adaylık alması beklenirken, En İyi Film listesine girmesi büyük bir güç gösterisi olarak değerlendirildi. Ancak film, En İyi Yönetmen veya oyunculuk dallarında adaylık alamadı. Bu durum, Akademi’nin hala iyi yapılmış ve seyir keyfi yüksek filmleri takdir ettiğini gösteriyor.
Sinners Tarihe Geçti
Ryan Coogler’in yönettiği vampir korku filmi Sinners, tam 16 adaylık alarak Oscar tarihinin rekorunu kırdı. Daha önceki rekor 14 adaylıkla La La Land, Titanic ve All About Eve filmlerine aitti. Geçtiğimiz baharda vizyona giren Sinners, tür olarak “Oscar filmi” olarak nitelendirilmese de sanatsal yönüyle büyük takdir topladı. Film, 1930’lar Mississippi Deltası’nda geçen, blues müziğiyle harmanlanmış bir korku hikayesini anlatıyor. Coogler ayrıca, Warner Bros. ile yaptığı özel anlaşmayla da gündeme gelmişti; bu anlaşmaya göre filmin telif hakları 25 yıl sonra yönetmene geri dönecek.
Wicked Büyüsünü Kaybetti
İlk Wicked filmi 10 adaylık almış ve iki ödül kazanmıştı. Ancak devam filmi Wicked: For Good, sıfır adaylıkla büyük bir hayal kırıklığına dönüştü. Orijinal müzikalde olduğu gibi ikinci bölüm, ilkine kıyasla daha zayıf bulundu. Sahne müzikalinin ikinci perdesinin, “büyük şarkıların” ilk kısımda toplanması nedeniyle her zaman daha sönük kabul edildiği biliniyor. Yine de Wicked: For Good’un birkaç teknik veya müzik dalında adaylık alması bekleniyordu; özellikle Ariana Grande’nin seslendirdiği The Girl in the Bubble adlı yeni şarkının “En İyi Orijinal Şarkı” kategorisinde aday olması kuvvetle muhtemeldi.
Bu yılın popüler yapımları arasında yer alan Avatar: Fire and Ash ise görsel efekt ve kostüm tasarımı dallarında iki teknik adaylık elde etti. Daha geniş kitlelere hitap eden filmler ise animasyon dalında öne çıktı: gişe devi Zootopia 2 ve dijital platformlarda viral olan KPop Demon Hunters burada yer aldı.
İngiliz Oyuncular Sahnede
Sinners, yalnızca en fazla adaylık alan film olmakla kalmadı, aynı zamanda oyunculuk kategorilerinde yarışan tek iki Britanya oyuncusunu da barındırdı. Wunmi Mosaku En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, Delroy Lindo ise En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında aday gösterildi. Mosaku’nun adaylığı bekleniyordu ancak 73 yaşındaki Lindo’nun dahil edilmesi büyük bir sürpriz olarak değerlendirildi. Spike Lee’nin Da 5 Bloods filminde En İyi Erkek Oyuncu adaylığını kıl payı kaçıran Lindo için bu ilk Oscar adaylığı, “nihayet hak ettiği an” olarak yorumlandı.
Bazı Kadın Oyuncular Filmleri Tek Başına Taşıdı
Bu yıl En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterilen üç isim, filmlerinin aldığı tek adaylık oldular. Rose Byrne, If I Had Legs I’d Kick You filminde anne olmanın zorluklarını canlandırarak tek başına temsil sağladı. Kate Hudson, Song Sung Blue adlı romantik müzikaldeki performansıyla aynı konumda yer aldı. Ayrıca Weapons filmindeki Amy Madigan, En İyi Kadın Oyuncu adaylığıyla dikkat çekici örneklerden biri oldu. Korku türündeki filmlerin genelde Oscar’da göz ardı edildiği düşünüldüğünde, Madigan’ın seçimi büyük bir istisna olarak değerlendiriliyor. 75 yaşındaki oyuncu, filmde kasabaya gizemli bir şekilde gelen bir halayı canlandırıyor ve performansı hem korkutucu hem de unutulmaz bulundu. Hayranlarının yoğun kampanyası da bu adaylığı desteklemiş görünüyor.
Yeni Kategori Karışık Sonuçlar Doğurdu
Bu yıl ilk kez verilen “En İyi Oyuncu Seçimi” kategorisi, genel favorilerle büyük ölçüde örtüştü. Marty Supreme, One Battle After Another, Hamnet, Sinners ve The Secret Agent adaylar arasında yer aldı. Ancak en çok şaşkınlık yaratan eksiklik, Sentimental Value filminin bu listede yer almamasıydı. Filmin dört başrol oyuncusu Stellan Skarsgård, Elle Fanning, Renate Reinsve ve Inga Ibsdotter Lilleaas bireysel olarak adaylık alırken, bu kadroyu bir araya getiren casting yönetmenleri Avy Kaufman ve Yngvill Kolset Haga aday gösterilmedi. Bu durum, birçok yorumcuya göre “mantık hatası” olarak değerlendirildi.
Chalamet Zirveye Bir Adım Daha Yakın
Geçen yıl SAG Ödülleri’nde yaptığı konuşmada “Hollywood’un büyükleri arasında anılmak” istediğini belirten Timothée Chalamet, bu yıl o hedefe hiç olmadığı kadar yakın. Marty Supreme filmindeki masa tenisi oyuncusu performansıyla En İyi Erkek Oyuncu dalında açık ara favori. Daha önce iki kez aday olan Chalamet, şimdiye kadar tam sekiz En İyi Film adayı yapımda rol aldı. Ayrıca Marlon Brando’dan bu yana, 30 yaşında üç En İyi Erkek Oyuncu adaylığına ulaşan en genç isim oldu. Geçen yıl Bob Dylan’ı canlandırdığı A Complete Unknown filmiyle ödüle çok yaklaşmıştı, ama görünen o ki 2026 yılı Timothée’nin yılı olacak.




