Alevi Federasyonları, Okullardaki Ramazan Etkinliklerine Tepki Gösterdi

Alevi Federasyonları, okullarda düzenlenecek Ramazan etkinliklerine laikliğe aykırı olduğu gerekçesiyle tepki gösterdi.

Milli Eğitim Bakanlığı, 2026 eğitim vizyonu çerçevesinde 81 ilde eş zamanlı olarak hayata geçireceği büyük bir projeye start veriyor. “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” temel alınarak hazırlanan yeni program ile okullarda 30 gün sürecek “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinlikleri için hazırlıklar başladı. Bakan Yusuf Tekin’in imzasıyla tüm illere gönderilen genelgede, öğrencilerin milli, manevi ve kültürel değerlerle buluşmasını hedefleyen çeşitli etkinliklerin eğitim sürecine dahil edilmesi kararlaştırıldı.

Bu etkinliklerin ana hedefleri arasında ihtiyaç sahiplerine yardım konusunda farkındalık oluşturmak ve milli birlik ruhunu gelecek nesillere aktarmak bulunuyor. Ayrıca, programlar aracılığıyla çocukların bütünsel gelişimlerine katkı sağlanması amaçlanıyor.

Alevi Federasyonları ise bu duruma sert bir şekilde karşı çıktı. Yapılan ortak açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu girişiminin laikliğe aykırı olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Bu genelge, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda açıkça belirtilen laiklik ilkesinin sadece yazılı bir ilke olarak kaldığını ve pratikte hiçbir karşılığının olmadığını bir kez daha gözler önüne sermektedir. Genelge, laikliğe açıkça aykırıdır ve mevcut hukuka göre Anayasa suçudur. Bu, pedagojik bir düzenleme değil; kamusal eğitimi siyasi iktidarın dini-ideolojik anlayışı doğrultusunda şekillendirmeyi hedefleyen bilinçli bir müdahaledir,” denildi.

Açıklamada, bu uygulamanın, başta Alevi çocukları olmak üzere farklı inanç gruplarını ve inançsızları yok sayan, tekçi ve Sünni-İslam merkezli bir anlayışın devlet eliyle dayatılması olarak değerlendirildi. Okullarda düzenlenecek Ramazan etkinlikleri, iftar programları ve ortak iftar sofraları gibi faaliyetlerin, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” müfredatına dayandırıldığı ifade edildi.

Alevi toplumu, tarih boyunca inkâr, dışlanma ve asimilasyon politikalarına maruz kaldığına dikkat çekilerek, “Zorunlu din dersleri, tekçi müfredat ve Cemevlerinin yok sayılması gibi uygulamalarla çocuklarımız sistematik olarak kimliklerinden koparılmak istenmektedir. Bugün yapılan, geçmişte uygulanan politikaların daha kurumsal ve pervasız bir şekilde sürdürülmesidir,” denildi.

Açıklamanın sonunda, genelgenin laik ve demokratik yaşamı savunan herkesi hedef aldığı ve kamusal eğitim alanının dini propaganda ve siyasi iktidarın ideolojik arka bahçesi olmaması gerektiği vurgulandı. Okulların, bilim ve sanat yuvası olmaktan hızla uzaklaştığı, cemaat ve tarikatların kontrolüne terk edildiği ifade edilerek, “Buna izin vermeyeceğiz! Karanlığa teslim olmayacağız!” denildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu