23 Ocak 2026 Cuma Hutbesi: Akran İlişkileri Üzerine

23 Ocak 2026 Cuma hutbesinde akran ilişkileri ele alındı, sevgi ve saygının önemi vurgulandı.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her hafta yayımlanan Cuma hutbeleri, Müslüman toplumu için büyük bir öneme sahiptir. Cuma günleri, Müminler öğle vaktinde hutbeyi dinleyip ardından namazlarını kılarak bu manevi atmosferi yaşarlar. Bugünkü hutbenin konusu ise “Akran İlişkileri” olarak belirlendi.

Muhterem Müslümanlar, insanlar arasındaki iletişimin temelinde sevgi ve saygı yatmaktadır. Kalpler, sevgi ile yumuşar; saygı ise huzuru getirir. Dostluklar, bu iki değerle kurulur ve sürdürülür. Aile içinde güven, toplumda muhabbet, sevgi ve saygı ile tesis edilir. Bu değerlerin eksik olduğu yerlerde huzursuzluk, dışlanma ve baskı gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar. Küçük anlaşmazlıklar, büyük tartışmalara dönüşebilirken, sabır ve tahammül azalır, öfke kontrol edilemez hale gelir. Merhamet, yerini şiddete; muhabbet ise nefrete bırakır.

Aziz Müminler, günümüzdeki en önemli sorunlardan biri de gençlerin birbirlerine karşı sergiledikleri kaba ve aşağılayıcı davranışlardır. Akran zorbalığı olarak adlandırılan bu olgu, yalnızca alay etmekle kalmayıp, fiziksel şiddete ve hatta cana kıymaya kadar varan bir boyuta ulaşmıştır. Gençler arasında, tek tip giyinmeyi, aynı görünüşte olmayı, suça karışmayı ve uyuşturucu kullanmayı bir tür marifet olarak gören bir anlayış yaygınlaşmaktadır. Şiddet içeren medya içerikleri ise bu olguların daha da artmasına zemin hazırlamaktadır.

Peygamber Efendimiz (s.a.s) bu konuda şöyle buyurmuştur: “Her Müslüman’ın diğer Müslüman’a canı, namusu ve malı haramdır, dokunulmazdır.”

Kıymetli Gençler, duygularınızı istismar eden ve sizi kendi kötü niyetlerine alet etmek isteyenlere karşı dikkatli olmalısınız. Allah’a kulluk, aileye hürmet ve insanlığa faydalı olma hedefiniz olmalıdır. Unutmayın ki, korku ve şiddetle bir gelecek inşa edilemez. Peygamberimiz (s.a.s)’in de belirttiği gibi: “Mümin cana yakındır. İnsanlarla yakınlık kurmayan ve kendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır yoktur.” Zorbalık, güç değil acizliktir; alay etmek, eğlence değil hayâsızlıktır; cana kast etmek, saygınlık değil cehennem ateşidir. Sizlere zorbalık değil, nezaket ve zarafet yaraşır.

Değerli Anne Babalar, Kıymetli Eğitimciler ve Hocalar, Aziz Kardeşlerim, Allah Resûlü (s.a.s)’in “Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter” hadisi, bu kötü gidişata karşı duyarsız kalmamamız gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Merhamet ikliminden yoksun olanların acımasızca kan dökmesine ve bunu meşru göstermesine seyirci kalamayız. Gençlerimizi, fitne ve fesat ateşi yakmak isteyen kötü niyetlilerin insafına bırakamayız.

Aileler, okullar, camiler, kurumlar ve medya gibi toplumun tüm kesimleri olarak el birliği yapmalıyız. İnsanın canına ve nesline zarar veren zorbalığa karşı birlikte hareket etmeliyiz. İyiliğin ve merhametin hâkim olduğu, can ve mal güvenliğinin sağlandığı bir toplum inşa etmek için sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz.

Hutbemizi, Yüce Rabbimizin şu ayeti ile sonlandırmak istiyorum: “O akıl sahipleri; Allah’ın, korunmasını emrettiği haklara riayet eden, Rablerine saygıda kusur etmeyen, ahiret hesabının kötü sonuç vermesinden korkan kimselerdir.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu