HARA’da “Canavarların Vaatleri” Sergisi: Sanat ve Kimlik Üzerine Derin Sorular
HARA’da açılan “Canavarların Vaatleri” sergisi, beden, kimlik ve sınır kavramlarını sorguluyor. Detaylar ve röportajlar burada.
HARA’da açılan “Canavarların Vaatleri” sergisi, güncel sanatın tartışmalı kavramlarını ele alarak izleyicilere beden, kimlik ve sınır gibi konular üzerine düşündürücü sorular sunuyor.
Ezgi Hamzaçebi’nin küratörlüğünde gerçekleştirilen sergi, A. Serkan Aka, Canavar, Hilal Polat, İrem Aydın, Lara Ögel, Ömer Tevfik Erten, Seçil Epik, Şafak Şule Kemancı, Yaşam Şaşmazer ve Zeynep Kılınç’ın eserlerini bir araya getiriyor. Sergi, 26 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek. HARA ekibinden Direktör Faika Ergüder, Sergiler ve Etkinlikler Direktörü Yasemin Ülgen ile Sanat Programları Koordinatörü Yusuf Huysal ile sergi ve HARA hakkında bir sohbet gerçekleştirdik.
HARA’nın Sanat Ekosistemi
HARA, 2022 yılında sanatçılar, küratörler ve izleyiciler için bir buluşma noktası olarak kuruldu. Kurucusu Canan Bozbağ, HARA’yı kolektif üretim ve çok sesliliğe odaklanan bir sanat alanı olarak tanımlıyor. Bu bağlamda, sergi programları, farklı yaklaşımlara sahip sanatçılar ve akademisyenlerin yer aldığı bir sergi kuruluyla oluşturuluyor. HARA, yeni ve genç sanatçıların çalışmalarını görünür kılmayı öncelik olarak belirliyor.
HARA ekibi, sergilerin kavramsal çerçevesinden ilham alarak konserler, dans performansları, atölyeler ve rehberli turlar düzenliyor. Öğrenme programı, ekoloji ve sergilerin düşünsel arka planına odaklanıyor.
“Canavarların Vaatleri” Sergisi
“Canavarların Vaatleri” sergisi, HARA’nın genel program vizyonunda önemli bir yere sahip. Ezgi Hamzaçebi’nin ilk küratörlük deneyimi olan bu sergi, canavar figürü üzerinden bedenler, kimlikler ve sınırlar konularını derinlemesine ele alıyor. Bu bağlamda, sergi kurulunun seçtiği ilk sergi olması da HARA için büyük bir heyecan kaynağı oluşturuyor.
Üretim Süreci ve Destek
Sergide, çoğu mekâna özgü yeni eserler yer alıyor. HARA, sanatçılara üretim süreçlerinde konaklama ve çalışma imkânı sunarak destek oluyor. Özellikle İstanbul dışında yaşayan sanatçılar için bu fırsat büyük önem taşıyor. Örneğin, Cansu Yıldıran, HARA’nın önceki sergilerinden birine hazırlanırken burada üç ay konakladı.
Ezgi Hamzaçebi ile çalışma süreci, HARA’nın coğrafi konumuyla örtüşen bir diyalog geliştirdi. Mekânın mimari özellikleri, sergi tasarımında belirleyici oldu. HARA’nın büyük camlı ana sergi salonu, Hilal Polat’ın heykellerine alan açarken, bodrum katındaki karanlık alan ise yeraltı mitlerinden esinlenerek üretilen işlere ev sahipliği yaptı.
İzleyici Deneyimi
HARA’nın İstanbul’un kuzey çeperinde yer alması, ziyaretçilere daha odaklı bir deneyim sunuyor. Şehrin karmaşasından uzaklaşmak, izleyicilerin dikkatini artırıyor. HARA, lokasyonu sayesinde tesadüfen uğranan bir yer değil, bilerek gelinen bir mekan olmayı hedefliyor.
Sergi, etkinlik programlarıyla da destekleniyor. Canavar kavramı etrafında düzenlenen etkinlikler, katılımcıların farklı disiplinler aracılığıyla konuyu çok boyutlu düşünmesine olanak tanıyor. Bu etkinlikler, serginin ayrılmaz bir parçası olarak görülüyor.




