Wellbeing Derneği Konferansı: Pelin Arıbal ve Ebru Şinik’in Vizyonu

Wellbeing Derneği Konferansı, Pelin Arıbal ve Ebru Şinik’in katılımıyla 2 Mayıs’ta gerçekleştirilecek. Katılımcılar, somut bilgilerle ayrılacak.

Pelin Arıbal Ayral, Ebru Şinik

2 Mayıs’ta gerçekleşecek Wellbeing Konferansı’nın bu yılki en önemli teması nedir? Katılımcılar konferanstan hangi somut bilgilerle ayrılacak?

EBRU ŞİNİK: Dernek yönetim kurulu olarak son dört yılda ele aldığımız konular, wellbeing kavramının yaşamımızı nasıl şekillendirdiğine dair önemli unsurları içeriyor. Bu yıl düzenleyeceğimiz 9 panelde kariyer, iş-özel yaşam dengesi, finansal wellbeing, uzun yaşam, cilt bakımı, sağlık sektörü, egzersiz ve müzik gibi konulara odaklanacağız. Alanında uzman konuklarımızla birlikte, wellbeing’i artırmaya yönelik önerileri geniş bir perspektiften inceleyeceğiz.

PELİN ARIBAL AYRAL: Bu yılki Wellbeing Konferansı’nın ana teması, wellbeing’i bir kavram olmaktan çıkarıp hayatın her alanına entegre edilebilen, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yaşam modeli haline getirmektir. Wellbeing, yalnızca iyi hissetmek değil, aynı zamanda iyi yaşamak, uzun yaşamak ve dengede kalmak anlamına geliyor. Konferansımızda wellbeing’i, kariyerden finansal sağlığa, fizyolojik dayanıklılıktan psikolojik esnekliğe kadar uzanan çok boyutlu bir sistem olarak ele alıyoruz. Katılımcılar, ilham almakla kalmayıp, günlük yaşamda uygulanabilir mikro alışkanlıklar ve stratejilerle ayrılacaklar.

Wellbeing alanında dünyada öne çıkan en güncel yaklaşımlar neler?

EBRU ŞİNİK: Günümüzde sosyokültürel ve sosyoekonomik değişimlerin hızlandığı bir dönemdeyiz. Bireyler, sosyal medya aracılığıyla bilgiyi serbestçe paylaşarak doğru veya yanlış bilgilere ulaşma konusunda daha fazla seçeneğe sahip. Ayrıca, son yıllarda hayatımıza giren yapay zeka tabanlı uygulamalar da bu durumu destekliyor. Bu gelişmeler, insanların yaşam kalitelerini artırma arayışlarının ve yeni deneyimlere açık olma eğilimlerinin arttığını gösteriyor. Wellbeing, bu bağlamda hızla gelişen bir sektör haline gelmiştir.

PELİN ARIBAL AYRAL: Bugün wellbeing, yalnızca bir trend değil, hayatın merkezine yerleşmiş yeni bir yaşam biçimidir. Hem dünyada hem Türkiye’de en dikkat çekici değişim, wellbeing’in parçalı bir yaklaşım olmaktan çıkıp bütüncül, ölçülebilir ve kişiselleştirilmiş bir sistem haline gelmesidir. Global ölçekte wellbeing yaklaşımı, fiziksel, zihinsel, sosyal, çevresel ve mesleki alanları kapsayan çok katmanlı bir yapı olarak ele alınıyor.

EBRU ŞİNİK: Günlük yaşamda wellbeing’i desteklemek için en basit üç önerim şunlardır: Sabah rutinleri, günün nasıl geçeceğini belirleyen önemli bir unsurdur. Ağız ve sinüs hijyenini sağlamak için basit ayurvedik protokoller uygulamak, güne ılık limonlu su içerek başlamak ve merkezi sinir sistemini dengeleyen 5-10 dakikalık bir nefes egzersizi yapmak, en önemsediğim alışkanlıklardır.

PELİN ARIBAL AYRAL: Wellbeing, büyük değişimlerden ziyade, her gün tekrarlanan küçük ama doğru alışkanlıklardan oluşur. En basit adımlar bile güçlü dönüşümler yaratabilir.

Son olarak sık yapılan wellbeing hataları neler ve bunlardan nasıl kaçınabiliriz?

EBRU ŞİNİK: İnsanlar, wellbeing’i artırmak için çok fazla zamana ihtiyaç duyduklarını düşünerek erteleme eğiliminde olabiliyorlar. Oysa küçük alışkanlıkları konfor alanını bozmadan yaşamınıza entegre etmek uzun vadede büyük fark yaratır. Kendinize yatırım yapmayı ertelemeyin; günde sadece bir rutinin bile kısa ve uzun vadede kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacağını unutmayın.

PELİN ARIBAL AYRAL: Wellbeing yolculuğunda en büyük sorun, çoğu zaman ne yapmadığımız değil, yanlış bildiklerimizi doğru sanmamızdır. Bu nedenle, sağlıklı yaşamı mükemmel yapma zorunluluğu hissetmek yerine, sürdürülebilir alışkanlıklara odaklanmalıyız.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu