Ömer Çelik: Terörsüz Türkiye ve Bölge İç İçe Geçmiş Süreçlerdir
Ömer Çelik, Suriye’de terörün ortadan kaldırılması ve birlik sağlanması için atılan adımların önemine vurgu yaptı.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Suriye’de terörün ortadan kaldırılması ve ülkenin bütünlüğünün sağlanması için atılacak her adımın değerli olduğunu ifade etti.
Suriye ordusunun, 10 Mart Mutabakatı’na uymayı reddeden PKK/YPG terör örgütüne karşı yürüttüğü operasyonlar sonucunda, ülkenin doğu bölgelerini teröristlerden temizlediği bildirildi. Bu gelişmenin ardından Suriye Savunma Bakanlığı, YPG/SDG ile varılan anlaşma çerçevesinde ateşkes ilan ederek operasyonları durdurduğunu açıkladı. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, YPG/SDG ile ateşkes ve örgütün tam entegrasyonunu kapsayan bir anlaşmaya imza attı.
Ömer Çelik, ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının Suriye’nin birliği açısından önemli bir zemin oluşturacağını belirtti. Bu durumun, Suriye’nin iç bütünleşmesine yönelik net bir ifade olduğunu vurgulayan Çelik, “Aynı zamanda ‘terörsüz bölge’ yaklaşımımız için desteklediğimiz doğru bir adımdır” dedi.
Çelik, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan kararname ile Suriye’deki Kürtlerin haklarının güvence altına alınmasının büyük bir önem taşıdığını ifade etti. Esad yönetimi tarafından yıllarca temel haklarından mahrum bırakılan Kürtlerin hukuk temelinde elde ettiği kazanımların sevindirici olduğunu belirtti. Kararnamede, Suriyeli Kürtlerin Suriye halkının ayrılmaz bir parçası olarak kabul edildiği ve kültürel kimliklerinin korunması gerektiği vurgulanıyor.
Ömer Çelik, bu adımın Suriye’deki tüm etnik ve mezhepsel gruplara yönelik benzer bir yaklaşımın göstergesi olduğunu da belirtti. Ayrıca, Cumhurbaşkanımızın Başbakan olduğu dönemlerde Esad ile yaptığı görüşmelerde Kürtlerin haklarını sürekli gündeme getirdiğini hatırlattı. Suriye yönetiminin devrim sonrası birçok zorlukla karşılaştığını, bunların başında terör örgütlerinin istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerinin geldiğini ifade etti.
DEAŞ terör örgütüyle mücadelenin kesintisiz sürmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, SDG’nin faaliyetlerinin hem Suriye hem de Türkiye için tehdit oluşturduğunu belirtti. SDG’nin, ‘devlet içinde devlet’ gibi hareket etmeye çalışmasının, Suriye’nin gerçeklerine ve ‘tek Suriye, tek ordu’ ilkesine aykırı olduğunu ifade etti.
Çelik, terör örgütlerinin hiçbir etnik veya dini grubun temsilcisi olamayacağını belirterek, bu tür grupların ‘paralel devlet’ ve ‘paralel ordu’ gibi hareket etmelerinin, kötü niyetli odakların bir aracı olduğunu söyledi. Bu durumun, Kürt, Arap ve Türkmenlerin faydasına olmadığını, kimin fayda sağladığının ise açık olduğunu vurguladı. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreçlerinin birbirinden ayrılamaz olduğunu ifade etti.
Çelik, SDG’nin 10 Mart Mutabakatı’na uymayarak Suriye’deki Kürtleri hedef alan bir proje haline geldiğini belirtti. Bu durumun, ‘terörsüz Türkiye’ ve ‘terörsüz bölge’ hedeflerine sabotaj düzenlediğini vurguladı. SDG’nin, Suriye yönetiminin terörle mücadelesiyle engellenen bir darbe girişiminde bulunduğunu söyledi.
Son olarak, terörle mücadelede kararlılığın sürdürülmesi gerektiğini belirten Çelik, Suriye’de her türlü sabotaja karşı sağduyulu olunması gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanımızın kardeşlik siyaseti çerçevesinde, komşu ülkelerdeki halkların terör ve emperyalist vesayetlerden arınmış bir geleceğe sahip olması için çalışmaya devam edeceğini vurguladı.




