Başkalarını Mutlu Ederken Kendinizi Unutmayın
Başkalarını mutlu etmek önemli, ancak kendi ihtiyaçlarınızı ihmal etmemelisiniz.
İlişkilerde sevdiğimiz kişilerin mutluluğunu sağlamak ve onların yanında olmak, zaman zaman kendi isteklerimizden feragat etmek doğal bir davranış olarak kabul ediliyor. Ancak, sürekli olarak istemediğimiz şeylere ‘evet’ demek ve çatışmalardan kaçınmak için sessiz kalmak, zamanla alışkanlık haline geldiğinde, bu durum olumsuz sonuçlar doğurabilir. Kendi ihtiyaçlarımızı göz ardı ederek başkalarının onayını aramak, psikolojide ‘people pleasing’ olarak adlandırılan bir davranış biçimini ortaya çıkarıyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, bu tutumun bireyin kendi sınırlarını ve ihtiyaçlarını fark etmesini zorlaştırabileceğini vurguluyor.
Reddedilme korkusu, çatışma yaşamaktan kaçınma isteği, suçluluk duygusu ve onaylanma arzusu, ‘hayır’ demeyi zorlaştıran başlıca sebepler arasında yer alıyor. Unutmaz, bu eğilimin geçmişte yaşanan koşullu sevgi deneyimleri ve aşırı eleştirel ebeveyn tutumları ile bağlantılı olabileceğini belirtiyor. Sürekli onay arayışının, bireyin kendi ihtiyaçlarını ve sınırlarını fark etmesini engelleyerek öz değerini dışsal onaylara bağımlı hale getirdiğini ifade ediyor. Başkalarının beklentilerini her zaman önceliklendirmek, kısa vadede bir gerginliği önleyebilir; ancak uzun vadede duygusal tükenmişlik, kaygı, bastırılmış öfke ve depresyon gibi sorunlara yol açabiliyor.
Kendi sınırlarımızı belirlemenin ilk adımı, kendi ihtiyaçlarımızı tanımaktır. Küçük günlük durumlarda ‘hayır’ demeyi deneyerek bu beceriyi geliştirmek mümkündür. Bu süreçte hissedilen suçluluğu tanımak, istekleri açıkça ifade etmek ve kendimize karşı daha anlayışlı olmak oldukça önemlidir. Unutmaz, ‘Hayır’ demenin bencillik değil, sağlıklı ilişkilerin temel unsurlarından biri olduğunu vurguluyor.
Kendi sınırlarımızı ifade etmek için sert veya kırıcı olmaya gerek yoktur. Her talebe otomatik olarak ‘evet’ demek yerine, zamanımızı, enerjimizi ve mevcut koşulları değerlendirerek karar vermek daha sağlıklıdır. Net sınırlar, ruh halimizi korumanın yanı sıra, karşılıklı beklentilerin daha iyi anlaşılmasını sağlayarak ilişkilerin daha dengeli ve güvenli hale gelmesine yardımcı olur. Dolayısıyla, ‘hayır’ demek, bazen bir ilişkinin sona ermesi anlamına gelmez; aksine, o ilişkinin daha sağlıklı bir şekilde devam etmesi için gerekli bir adım olabilir.




