Muhammed Berdibek: İran’daki Protestoların Başarı Şansı Nedir?
Muhammed Berdibek, İran’daki protestoların başarı şansını değerlendiriyor ve mevcut durumu analiz ediyor.
Dünyanın dikkatleri Orta Doğu’ya çevrilmişken, İran bir kez daha büyük ölçekli protestolarla çalkalanıyor. Tahran yönetimi, bu eylemleri varoluşsal bir tehdit olarak görüyor ve ABD ile İsrail’in bu duruma doğrudan destek verdiği biliniyor.
Bu çalkantılı süreçte, Muhammed Berdibek’in Ketebe Yayınları’ndan çıkan “Mehdi’den Önce, Devrimden Sonra: İran” adlı eseri, İran İslam Cumhuriyeti’nin kuruluş kodlarını ve Şii teolojisindeki radikal değişimleri ele alıyor. Kitap, Ayetullah Humeyni’nin geliştirdiği ve Şiilerin asırlardır benimsediği “Mehdi gelene kadar devlet kurmama” kuralını yıkan “Velayet-i Fakih” teorisinin arka planını irdeliyor.
Berdibek, kitabında Humeyni’nin rejimi koruma anlayışının, dinin temel ibadetlerinden daha öncelikli olduğunu savunduğunu belirterek, ‘devletin bekasını’ dinin merkezine yerleştirdiğini ifade ediyor. Ayrıca, Devrim Muhafızları’nın yükselişi ve siyasi hizipler arasındaki iktidar mücadeleleri gibi konuları derinlemesine analiz ediyor. Bu eser, İran’daki mevcut durumu anlamamızda önemli bir kaynak işlevi görüyor.
Ülke TV’de Belkıs Kılıçkaya ile gerçekleştirdiği programda, Berdibek, İran’daki protestoların başarı şansını değerlendirdi. Ülkede üç temel sınıfın varlığından bahseden Berdibek, “Ulemalar devrimi destekliyor mu, desteklemiyor mu? İkinci temel sınıf kim? Bazı aileler, esnaflar… Temelde devrimi destekleyen orta sınıf kimdir?” diyerek mevcut durumu sorguladı.
Berdibek, 2009 ve 1999 yıllarında yaşanan isyanların temelinin seküler orta sınıfa dayandığını, ancak bu isyanların toplumda geniş bir yankı bulmadığını belirtti. Bunun nedenini ise İran’daki İslami Vakıflar’ın denetiminin yalnızca İmam Mehdi tarafından yapılabileceği gerçeğine bağladı. Bu durum, alt sınıfların devrimde yer almasının zor olduğunu vurguladı.
Protestoların kurumsal bir kültür olarak İran’da her zaman var olduğunu ifade eden Berdibek, “Rıza Pehlevi’nin İran’da bir karşılığı yok. İçeride örgütlü bir yapı yok, bu sistemi dönüştürebilecek bir lider de yok” diyerek mevcut muhalefetin yetersizliğine dikkat çekti. Ayrıca, eylemlerin belirli yerlerde gerçekleşebileceğini ancak bunların geniş bir organizasyona dönüşmesinin mümkün olmadığını, rejimin bu durumu kendi lehine kullanabileceğini belirtti.




