Erdoğan: Türkiye dış politikası savaşla şekillenmez

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye dış politikasının savaş senaryolarına göre kurulmadığını belirterek diplomasi, bölgesel istikrar ve Terörsüz Türkiye mesajı verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamındaki temaslarının ardından Newsweek dergisinin sorularını yanıtladı. Bölgesel çatışmalardan Türkiye’nin dış politika önceliklerine, Suriye’den Terörsüz Türkiye sürecine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Ankara’nın yaklaşımının savaş ihtimalleri değil diplomasi ve istikrar üzerine kurulduğunu söyledi.

İsrail’de Türkiye’nin yeni bir tehdit olarak gösterilmesini eleştiren Erdoğan, bu söylemin bölgesel barışa katkı sağlamadığını belirtti. Türkiye’nin İsrail halkı ya da herhangi bir toplumla husumeti olmadığını vurgulayan Erdoğan, itirazlarının uluslararası hukuka aykırı gördüğü politikalara ve bölgedeki istikrarsızlığı artıran adımlara yönelik olduğunu ifade etti.

Türkiye dış politikası savaş senaryolarına göre şekillenmiyor

Türkiye-ABD ilişkilerinin üçüncü ülkeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, Washington’daki muhatabın ABD yönetimi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı Donald Trump ile doğrudan görüştüklerini ve iki ülke arasındaki meseleleri açık iletişimle ele aldıklarını belirtti.

İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları ve Yunanistan’la yaptığı savunma anlaşmasının Türkiye-İsrail gerilimini artırıp artırmadığına ilişkin soruya Erdoğan, Türkiye dış politikasının kaçınılmaz savaş senaryoları üzerine kurulmadığını söyledi. Her gelişme için önceden askeri senaryo üretmek yerine gerilimi önleyecek diplomatik girişimlere odaklanmanın daha doğru olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, Türkiye’nin çatışmaların yayılmasını engellemek, iletişim kanallarını açık tutmak ve tarafları yeniden müzakere zemininde buluşturmak için çaba gösterdiğini aktardı. Rusya-Ukrayna Savaşı ile Orta Doğu’daki gerilimlerde farklı taraflarla temas kurabilmenin Türkiye için önemli bir diplomatik imkan olduğunu belirtti.

ABD ve İran arasındaki gerilim

ABD’nin NATO müttefiki, İran’ın ise Türkiye’nin komşusu olduğunu ifade eden Erdoğan, iki ülke arasındaki gerilimin çözümünde diplomasiden azami ölçüde yararlanılması gerektiğini söyledi. İranlı muhataplarla iletişim kanallarının açık olduğunu belirten Erdoğan, bu temasları gerilimi düşürmek amacıyla kullandıklarını kaydetti.

Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin enerji arzı ve küresel ticaret açısından önem taşıdığını vurgulayan Erdoğan, önceliğin çatışmanın yayılmasını önlemek, ticaret yollarını güvence altında tutmak ve tarafları müzakere masasına döndürmek olduğunu bildirdi.

Bölgesel savunma işbirliği

Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak yorumlanmaması gerektiğini belirten Erdoğan, anlaşmanın daha güvenli ve istikrarlı bir bölgesel düzen hedeflediğini söyledi.

Anlaşmanın Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesindeki meşru müdafaa hakkına dayandığını aktaran Erdoğan, olası bir saldırıya verilecek karşılığın olayın niteliğine, saldırıya uğrayan ülkenin talebine ve ihtiyaçlarına göre belirleneceğini ifade etti. Bu nedenle Irak, Yemen veya başka bir yerde yaşanabilecek her olay için bugünden otomatik bir askeri müdahale senaryosu yazmanın doğru olmayacağını kaydetti.

Suriye’nin egemenliği ve bölgesel istikrar

Erdoğan, Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunmasını istediklerini söyledi. Devlet kurumlarının güçlenmesi ve terörle mücadele kapasitesinin artırılmasının tüm bölgenin yararına olduğunu belirten Erdoğan, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının ülkenin egemenliğine zarar verdiğini ve istikrar çabalarını zorlaştırdığını ifade etti.

Türkiye’nin NATO içinde güçlü bir konuma sahip olduğunu dile getiren Erdoğan, başka ülkelerin üçüncü devletlerle kurduğu ilişkilerin kendi tercihleri olduğunu söyledi. Bununla birlikte Türkiye’nin milli güvenliğine ve meşru haklarına yönelik adımları yakından izlediğini belirten Erdoğan, olası çatışmaları tartışmak yerine bu ihtimali ortadan kaldıracak diplomasiye ağırlık verilmesi gerektiğini kaydetti.

Terörsüz Türkiye süreci

Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca bir takvim meselesi değil, ülkenin geleceği açısından stratejik bir hedef olduğunu belirten Erdoğan, PKK’nın fesih ve silah bırakma yönündeki kararını önemli bir eşik olarak nitelendirdi. Ancak kararların sahada eksiksiz uygulanması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakması ve illegal yapının tasfiye edilmesinin zorunlu olduğunu söyledi.

Suriye’deki silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında birleşmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, bu sürecin eşit vatandaşlık temelinde ilerlemesini desteklediklerini belirtti. Kürtlerin Türkiye’nin kardeşleri olduğunu söyleyen Erdoğan, ülkenin ölçüsünün etnik kimlik değil terör, şiddet ve milli güvenliğe yönelik tehditler olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, İran’daki gelişmeler sırasında PKK/PJAK’ın ortaya çıkan koşullardan yararlanma girişimlerinin de takip edildiğini belirterek, İran’ın iç meselelerinin dış müdahalelerden uzak biçimde halk tarafından çözülmesi gerektiğini söyledi. Etnik ve mezhepsel fay hatlarının harekete geçirilmesinin bölgeyi uzun süreli istikrarsızlığa sürükleyebileceği uyarısında bulundu.

Rusya-Ukrayna Savaşı ve arabuluculuk

Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna ile doğrudan iletişim kurabilmesinin arabuluculuk açısından önemli olduğunu belirten Erdoğan, İstanbul görüşmeleri, Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir takaslarını bu yaklaşımın somut sonuçları arasında gösterdi.

Savaşın yeni ülkelere yayılmasını önlemeyi öncelik olarak gördüklerini ifade eden Erdoğan, Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığının, ticaret yollarının ve enerji altyapısının korunması için taraflarla temasların sürdüğünü söyledi. Gerekli siyasi irade ortaya çıktığında Türkiye’nin yeniden müzakere masasının kurulmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin çok yönlü dış politika yaklaşımı

Türkiye’ye “Batı mı, Doğu mu?” şeklinde bir tercih dayatılmasını doğru bulmadıklarını belirten Erdoğan, Ankara’nın NATO’daki konumunu güçlendirirken Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı, Şanghay İşbirliği Örgütü, G20 ve D-8 gibi platformlarda da etkinliğini artırdığını söyledi.

Çin’le ticaret, yatırım ve ulaştırma bağlantılarını geliştirmek istediklerini belirten Erdoğan, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projelerinin bölgesel işbirliği açısından önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki konumunun çok boyutlu bir dış politika yürütmesini gerekli kıldığını söyleyen Erdoğan, milli çıkarlar, bölgesel istikrar ve küresel barışın birlikte gözetileceğini belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu