Lumina: Renk ve Işık Sanatı İzmir’de sergileniyor

Lumina: Renk ve Işık Sanatı, Centre Pompidou koleksiyonundan 83 eseri İzmir’de buluşturuyor. Sergi, 14 Şubat 2027’ye kadar ziyaret edilebilecek.

İzmir Bayraklı’da bu yıl nisan ayında açılan Lucien Arkas Sanat Merkezi, Arkas Sanat ile Fransa’nın dünyaca tanınan kamu sanat kurumu Centre Pompidou arasındaki uzun soluklu işbirliğinin ilk sergisine ev sahipliği yapıyor. Merkez, Arkas Sanat’ın kent genelindeki yedinci sanat alanı olarak 2 bin 500 metrekarelik bir yapı içinde faaliyet gösteriyor. Bu alanın 1100 metrekarelik bölümü sergilere ayrılmış durumda.

Açılış döneminde Centre Pompidou koleksiyonundan iki eseri izleyiciyle buluşturan merkez, bu kez kapsamlı bir seçki sunuyor. Lumina: Renk ve Işık Sanatı, modern ve çağdaş sanatın önde gelen isimlerinin çalışmalarından oluşan 83 eseri İzmir’de bir araya getiriyor.

Georges Braque, Vassily Kandinsky, Gerhard Richter, Joan Mitchell, Bridget Riley ve Victor Vasarely’nin eserlerinin yer aldığı sergi, renk ile ışığın sanat tarihindeki dönüşümünü izliyor. Anna Hiddleston ve Noémie Fillon’un düzenlediği Lumina: Renk ve Işık Sanatı, 14 Şubat 2027’ye kadar ziyaret edilebilecek. İşbirliği kapsamında beş yıl boyunca Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde her yıl iki sergi açılması ve toplam 10 serginin izleyiciyle buluşması planlanıyor.

Renk ve ışığın izinde yedi tema

Latince “ışık” anlamına gelen Lumina, sergiyi yedi tematik bölüm üzerinden kurguluyor. “Rengin Yeniden İcadı” ve “Sinestezinin Keşfi” gibi başlıklar altında ilerleyen seçki, görme eyleminin pasif bir deneyim olmadığını vurguluyor.

Serginin girişinde ziyaretçileri Gerhard Richter’in, insan gözünün ayırt edebildiği renk tonlarını bir araya getiren çalışması karşılıyor. Fovizm akımından örneklerin yer aldığı bölümün ardından sergi rotası, farklı açılardan birden fazla eserin görülebileceği biçimde tasarlanmış. Bu düzenleme, eserler arasında görsel ilişkiler kurulmasını sağlıyor ve seçkinin başyapıt niteliğindeki çalışmalarını öne çıkarıyor.

20. yüzyılın başında elektrikli aydınlatmanın yaygınlaşması, kent yaşamı kadar sanatsal üretimi de etkiledi. Natalia Gonçarova’nın 1913 tarihli “Elektrik Lambası” adlı eseri, Rayonizm akımının diliyle yapay ışığın keskin ve parçalı görünümünü resme taşıyor. Luigi Russolo’nun “Otomobilin Dinamizmi” ise Fütürizmin hareket fikrini öne çıkarıyor. 1912-13 yıllarında yapılan eser, otomobilin hızını, motorun sesini, titreşimini ve oluşturduğu hava akımını görsel bir anlatıma dönüştürüyor.

Serginin bu bölümünde ziyaretçiler, eserler ve duvarlar arasındaki geçişlerle ilerleyen daha ferah bir düzenlemeyle karşılaşıyor. Dinlenme alanının karşısında Joan Mitchell’in “La Grande Vallée” adlı çalışması yer alıyor. Monet’den esinlenen üç parçalı anıtsal eser, yeşil ve sarı tonlarının hâkim olduğu bir bahçe ve orman atmosferi yaratıyor. Güçlü fırça darbeleriyle titreşen ışık ve enerji, Etel Adnan ile Shirley Jaffe’nin parlak ve geometrik peyzajlarıyla karşıtlık oluşturuyor.

Optik Sanat akımına ayrılan bölümde ise eserler, anlatı kurmaktan çok gözün hareketini temel alıyor. Optik etkiler aracılığıyla izleyiciyi doğrudan deneyimin parçası hâline getiren çalışmalar, algının nasıl şekillendiğini araştırıyor.

İşbirliği beş yıl sürecek

Serginin açılışı öncesinde, 25 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde basın toplantısı düzenlendi. Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Centre Pompidou’nun güçlü koleksiyonundan seçilen eserlerin İzmir’de sergilenmesini önemli bulduğunu belirterek sanatın tek bir şehre ait olmadığını söyledi. Arkas, serginin yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin sergisi olduğunu ve çağdaş sanatla daha fazla kişinin buluşmasına katkı sunmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.

Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon da ortaklığın önemine değinerek serginin İzmir’de düzenlenmesinin anlamlı olduğunu dile getirdi. Le Bon, İzmir’i ışık ve renkle ilişkilendirerek Centre Pompidou’nun seçkin bir bölümünün kentte izleyiciyle buluştuğunu belirtti.

Basın toplantısına katılan Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton ise serginin hayata geçirilmesindeki katkıları nedeniyle Lucien Arkas’a teşekkür etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu