Tülay Hatimoğulları: İktidar yolsuzluk furyasını açtı
Tülay Hatimoğulları, Erzurum kongresinde yoksulluk, yolsuzluk, demokratikleşme, kayyım uygulamaları ve barış sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Erzurum İl Örgütü 2. Olağan Kongresi’ne katıldı. Konuşmasında Türkiye’nin ekonomik sorunlarından yolsuzluk iddialarına, barış sürecinden demokratikleşme ve kadın cinayetlerine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, kongrelerin yalnızca yönetim seçimi olmadığını, siyasi ve toplumsal ihtiyaçlara yanıt veren yeniden yapılanma dönemleri olduğunu söyledi.
DEM Parti’nin çalışmalarını yalnızca seçilmiş yöneticiler aracılığıyla yürütmediğini belirten Hatimoğulları, halkın, kadınların, gençlerin, aktivistlerin ve partiye destek verenlerin yerel düzeyde verdiği mücadeleyle bugüne gelindiğini ifade etti. Erzurum’daki örgütlenmeye katkı sunanlara teşekkür eden Hatimoğulları, yeni yönetime başarı diledi.
Yoksulluk ve yolsuzluk eleştirisi
Erzurum’un tarım ve hayvancılık açısından önemli bir potansiyele sahip olmasına rağmen ağır bir yoksulluk yaşadığını savunan Hatimoğulları, özellikle işsiz gençlerin kentten göç ettiğini söyledi. Karayazı, Karaçoban, Tekman ve Hınıs’taki gençlerin işsizlik ve geçim sıkıntısı nedeniyle Avrupa’ya yöneldiğini belirten Hatimoğulları, bu tablonun plansızlık ve kaynakların yanlış kullanımıyla ortaya çıktığını dile getirdi.
Türkiye’deki yolsuzluk iddialarına da değinen Hatimoğulları, iktidarın ve denetim kurumlarının sorumluluğu bulunduğunu öne sürdü. Tera ve Pusula Holdingler üzerinden gündeme gelen gelişmelerin kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini belirten Hatimoğulları, yaklaşık 500 bin yurttaşın mağdur olduğunu iddia etti. Soruşturmaların, iktidarın önceki dönemlerinde bakanlık yapmış isimlere ulaşması halinde dahi etkin biçimde sürdürülmesi çağrısında bulundu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler arasına alındığı yönündeki açıklamasını eleştiren Hatimoğulları, emeklilerin, asgari ücretlilerin, esnafın ve üreticilerin geçim sıkıntısı yaşadığını söyledi. Tarım ve hayvancılığın yeterince desteklenmediğini savunan Hatimoğulları, Erzurum’daki üreticilerin desteklenmesi halinde kentin Türkiye’nin et ihtiyacının önemli bölümünü karşılayabileceğini ifade etti.
Barış süreci ve çerçeve yasa çağrısı
Hatimoğulları, kamuoyunun çerçeve yasanın ne zaman uygulanacağını ve sonuçlarının nasıl hayata geçirileceğini merak ettiğini belirtti. Yasanın Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu söyleyen Hatimoğulları, somut adımlar atılmaması halinde sürecin kaybedilebileceği uyarısında bulundu. Devlet, iktidar ve tüm tarafların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.
Erzurum Kongresi’nde dile getirilen eşitlik ve kardeşlik anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini savunan Hatimoğulları, Kürtler, Aleviler ve farklı halklarla inanç gruplarının kendi dillerini ve kültürlerini özgürce yaşayabilmesinin eşit yurttaşlığın gereği olduğunu söyledi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin geri adımlarla yürütülemeyeceğini belirten Hatimoğulları, toplumun kalıcı barış ve demokratikleşme yönünde ilerleme beklediğini dile getirdi.
Ekim ayının silahların kalıcı biçimde sustuğu yeni bir dönemin başlangıcı olmasını istediklerini belirten Hatimoğulları, tespit ve teyit sürecinin hızla tamamlanması, çerçeve yasanın Milli Güvenlik Kurulu kararıyla ilişkilendirilmesi ve Resmî Gazete’de yayımlanarak uygulanması çağrısında bulundu. Ortadoğu’daki savaş ortamının Türkiye’nin iç barışını sağlamasını ve Kürt sorununu demokratik yollarla çözmesini zorunlu kıldığını söyledi.
Barışın kendilerine hazır biçimde sunulmayacağını ifade eden Hatimoğulları, sürecin mücadele ve örgütlenmeyle ilerletilebileceğini belirtti. Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla yeni bir dönemin başladığını savunan Hatimoğulları, siyasi ve hukuki kazanımların somutlaştırılması için DEM Parti’nin mahallelerden merkezi yapılara kadar güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kadın, gençlik ve ekoloji çalışmalarının yanı sıra demokratik kurumların da daha güçlü örgütlenmesi gerektiğini vurguladı.
Demokratikleşme ve kadın cinayetleri
İktidarın süreç boyunca sürekli tek taraflı adım beklediğini öne süren Hatimoğulları, Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması için yeni bir karara ihtiyaç olmadığını savundu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini belirten Hatimoğulları, Ahmet Türk, Devrim Demir ve kayyım atanan diğer belediye eş başkanlarının görevlerine iade edilmesini istedi.
Muhalefet belediyelerine yönelik müdahaleleri, sosyal medya hesaplarının kapatılmasını ve gazetecilerle sanatçılar üzerindeki baskıları eleştiren Hatimoğulları, iktidarın demokratikleşme söylemiyle muhalefete yönelik uygulamalarının çeliştiğini söyledi. Farklı görüşlere, ifade özgürlüğüne ve örgütlenme hakkına yönelik baskıların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin her geçen gün ağırlaştığını belirten Hatimoğulları, kadın hareketinin bu alandaki mücadelesini sürdüreceğini söyledi. Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin sorularını yineleyen Hatimoğulları, kadınlar eşit ve özgür olana kadar mücadele edeceklerini ifade etti.
Türkiye’nin demokratik bir yönetime ihtiyaç duyduğunu söyleyen Hatimoğulları, DEM Parti’nin farklılıkların dışlanmadığı, herkesin eşit yurttaş kabul edildiği bir yönetim anlayışını savunduğunu belirtti. Hukukun kişilere veya siyasi gruplara göre değişmemesi gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, Demokratik Cumhuriyet Hareketi anlayışıyla ülkeyi yönetmeye talip olduklarını söyledi.
Konuşmasının sonunda parti örgütüne ortak mücadele çağrısı yapan Hatimoğulları, barış, emek, adalet, doğa, kadınlar ve gençlerin güvenliği için birlikte çalışılması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin demokratik toplum ve barış temelinde yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, bu hedefin örgütlü mücadeleyle gerçekleştirilebileceğini ifade etti.




